Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam32
Toplam Ziyaret1081931
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.74296.7699
Euro7.56247.5927
Hava Durumu
Saat
Aile Evlilik Çift Danışmanı Ekrem Çulfa 05057675885
ekremculfa@hotmail.com
Korona Virüs ve Karantina Sürecinde Neden Bunalıyoruz?
08/04/2020
Korona Virüs ve Karantina Sürecinde Neden Bunalıyoruz?
Korona virüs salgını ve karantina sürecinde hepimizin profesyonel desteğe ihtiyacı olan zamanlar geçiriyoruz. Kendimizi dinlemeye ve anlamaya bolca vaktimiz varken bunu bize yol gösterebilecek uzman biri eşliğinde yapmak en doğrusu olmaz mı? 

Mylife Psikoloji de  hizmet veren başarılı psikologlarımız sizler için, bu zorlu günleri kendimizle nasıl verimli geçirebileceğimizle ilgili bizlere destek olacak bir yazı dizileri hazırladılar.
İşte Size Özel Yazılmış Online Profesyonel Mektup

“ Sevgili dostlarımız,
Virüs salgını nedeniyle bütün dünyada insanların en çok zorlandıkları, en çok konuştukları, üzerine espriler ürettikleri konu, dışarı çıkmama, evde oturma kuralına uymak oldu. Fransa’ da polis dışarıdaki bir vatandaşı uyardığında, isyan ederek “ben bir stüdyo dairede oturuyorum, dışarı çıkmam gerek” dedi. İtalya’ da insanların ev partileri düzenlemeleri, dışarda toplu olarak mangal yapmaları belediye başkanını isyan ettirdi. Bizde ise karantinadan kaçan insanları polis yakalamaya çalıştı. Hiç düşündünüz mü insanlar neden evlerinde oturmakta bu kadar zorlanıyorlar?
Frankl “ anlam dışarıda ” diyor. Evet anlam dışarıda diğer insanlarla birlikte olmakta yani sosyalleşmekte. Hayatı anlamsız bulan depresyondaki insanlara “dışarı çık ve insanlara yardım et, hiçbir şey yapamıyorsan nasılsın de” diyor Viktor Frankl. Diğer insanlar insanların hayatını anlamlı hale getiriyor. O nedenle diğer insanlara ihtiyacımız var. İnsanlarla bağ kurmak, bazen sokakta hiç tanımadığımız bir insana bile bir şey söylemek, onunla önemsiz bir konuda konuşmak bile bize iyi gelir. Çünkü o insanla birlikte yaşadığımızı, var olduğumuzu anlarız. Şimdi insanlar evlerindeyken, tembellik yapmak için, televizyonda film izlemek için, evdeki işlerini tamamlamak için ne güzel bir fırsat değil mi? Ama belli bir süre sonra hayır, insanlar dışarı çıkmak istiyor. Çünkü birileri onlara var olduklarını, yaşadıklarını göstersin istiyorlar. Bunu yapamadıkları zaman yaşadıkları anksiyete ve panik duygusunun nedeni yaşadıklarını hissedememekten kaynaklanıyor.
Evde ailesiyle birlikte yaşayanlar için bu geçerli mi diye soracaksınız. Evet onlar yalnız değil, sürekli yanlarında onlara yaşadıklarını hatırlatacak birileri var, ama onlar da belli bir süre sonra dışarı çıkmak istiyorlar. Çünkü insanlar sürekli birileri ile birlikte olduklarında, yaşam, ilişki aynılaşır. Artık onların hayatına alışkanlıklar hakim olur. Aynı saatte yemek yenir, aynı televizyon programları izlenir, aynı konular üzerinde konuşulur ki bu konuları da genellikle televizyon belirler. Sanki evde herkes diğerlerinin ne istediğini biliyormuş gibi davranmaya başlarlar. İşte o zaman o insanlar yine yaşadıklarını hissedememeye başlarlar. Başka bir insanla farklı konularda konuşmak, birisinin ona “yüzün solgun görünüyor, hasta mısın?”, “ekonominin gidişi hakkında ne düşünüyorsun?”, “saçına ne yaptın, güzel olmuş” demesine ihtiyaç duyarlar. Bu günlerde daha önce ellerinden düşürmedikleri sosyal medyanın da tam olarak bu yüz yüze ilişki ihtiyacını karşılamadığını görmüş olduk. İnsan başka bir insanın ona yaşadığını göstermesiyle hayatta anlam buluyor.

Şimdi insanın aklına şöyle bir soru geliyor. Bir başkası olmazsa insan var olmuyor mu? İnsan tek başına var olduğunu nasıl hissedebilir?
Logoterapi felsefesine göre insan her koşulda vardır. Hiç kimse ile görüşmese de, hiçbir şey yapmasa da insan vardır. İnsan doğuştan getirdiği özellikleri, yetenekleri ve değerleri ile vardır. Önemli olan insanın bunu görebilmesidir. İnsan kendi varlığını göremediği zaman bunaltıya düşmektedir. Şimdi bunu kendi kendimize yapmamız için bulunmaz bir fırsatımız var. Günlük yaşam koşturmacalarına ara verdiğimiz bu günlerde bunu yapmak için zamanımız var.
Geçmiş yaşantılarımızı hatırlamaya çalışacağız. Bu güne kadarki yaşamımızda neler yaptık, neler yaşadık. Her insan hayatındaki diğer insanlara mutlaka bir şeyler vermiş, onlardan bir şeyler almıştır. Her şeyden önce anneniz, babanız ya da size bakım veren insanlar sizin dünyadaki varlığınızı devam ettirmeniz için hayatınızın ilk zamanlarında sizinle ilgilendiler, size yardım ettiler. Zaten dünyaya gelmekle var olan size, gelişmeniz için destek oldular. Siz de yetişkin olduktan sonra etrafınızdaki insanların gelişmesine katkıda bulundunuz. Kim olursanız, ne ile meşgul olursanız olun mutlaka diğer insanlara ve diğer canlılara destek oldunuz. Sizin bu yaptıklarınızı ortadan kaldırabilecek bir güç var mı? Sizin yaptıklarınız sadece size özgüdür. Hiç kimse bir başkasının işini yapamaz. Demirci iseniz dövdüğünüz demirlerle yaptığınız aletleri insanlar kullanarak üretim yaptılar. Öğretmen iseniz bir şeyler öğrettiğiniz yüzlerce, belki de binlerce çocuk büyüyerek, gelişerek insanlara başka hizmetlerde bulundular. Avukat iseniz zor durumda olan insanlara yardım ederek adaletin uygulanmasına katkıda bulundunuz. Psikolog iseniz zor durumda olan insanlara profesyonel destek vererek hayata devam etmeleri için farkındalıklarını yükselterek katkıda bulundunuz. Bilim insanı iseniz bilimin gelişmesine katkıda bulunarak insanlığın gelişmesine katkıda bulundunuz. Doktor iseniz insanların acılarını dindirerek yeniden yaşama sarılmalarını sağladınız. Bir dükkânınız varsa insanların sizin dükkânınızdan ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için uğraştınız. Sanatçı iseniz sanat eserleri oluşturarak insanların duygularına tercüman oldunuz. Çiftçi iseniz ürettiklerinizle insanları doyurdunuz. Sizin bu yaptıklarınızı kim ortadan kaldırabilir ki?
Viktor Frankl’ ın hayatının son günlerini yaşayan, derin bir depresyonda olan ve “bütün hayatım insanlara hizmet etmekle geçti ve şimdi ölüyorum” diyerek hayatı anlamsız bulduğunu ifade eden kadına söylediği “bütün bunları senin elinden kim alabilir, o yaptıkların sonsuza kadar seninle var olacak ve korunacak” sözleri kadının son günlerini mutlu bir şekilde geçirmesini sağlamıştır.
Şimdi hayatınız boyunca sahip olduğunuz mutlu anılarınızı düşünün. Kendinizi huzurlu hissettiğiniz anları ayrıntıları ile hayal edin. Yeniden mutlu anılardan oluşan bir hayat hikâyesi oluşturun. Hayat hikâyesi zaten mutlu anılardan oluşanlardansanız bu hayatınızı yakınlarınıza anlatın. Onların bu hikâyedeki yerlerini gösterin onlara. Böylece sizin mutluluğunuza yaptıkları katkıyı görsünler. Gerekirse yazarak, blog oluşturarak ve sosyal medyada mutlu hikayelerinizi ve korona virüs karantinası sonrası hayallerinizi  uygun bir şekilde paylaşın. Daima aklınızda tutun dünya hep kötü gidemez. Gerekirse Online profesyonel yardım almaktan da hiç sakınmayın.
Sevgi ve saygılarımızla,

Mylife Psikolojik Danışmanlık ve Koçluk Merkezi


47 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Korona Virüs Hastalığı Salgını İle Baş Etme Yöntemleri - 30/05/2020
Koronavirüs, Karantina ve Salgın Kaygısı ile Baş etme Yolları Eşi görülmemiş küresel karantina, salgın ve korona virüs belirsizlik döneminde, toplumumuza çok ihtiyaç duyulan desteği sağlamak için
IN CURRENT TERMS WHAT ARE THE WAYS TO INCREASE PSYCHOLOGICAL RESISTANCE? - 30/05/2020
IN CURRENT TERMS WHAT ARE THE WAYS TO INCREASE PSYCHOLOGICAL RESISTANCE? What are the things we can do when we feel bad in this article? What are the definition and sub-dimensions of the concept of
GÜNÜMÜZ KOŞULLARINDA PSİKOLOJİK DAYANIKLILIĞI ARTTIRMANIN YOLLARI NELERDİR? - 30/05/2020
GÜNÜMÜZ KOŞULLARINDA PSİKOLOJİK DAYANIKLILIĞI ARTTIRMANIN YOLLARI NELERDİR? Bu yazımızda kendimizi kötü hissettiğimizde yapabileceklerimiz nelerdir?, Psikolojik dayanıklılık kavramının tanımı ve alt boyutları
Applied Ways to Cope with Coronary Virus, Quarantine and Epidemic Anxiety - 30/05/2020
Applied Ways to Cope with Coronary Virus, Quarantine and Epidemic Anxiety In the period of unprecedented global quarantine, epidemic and corona virus uncertainty, I thought it was necessary to write an
FOR US EVERY DAY, MOTHER'S DAY. WHAT ABOUT YOU? - 09/05/2020
FOR US EVERY DAY, MOTHER'S DAY. WHAT ABOUT YOU? In the most desperate moments of our lives, all words are gone, one word remains, "mother" ... When everything is over, the heart returns to where it started; To the mother ... That's exactly why
BİZE HER GÜN ANNELER GÜNÜ, YA SİZE? - 09/05/2020
BİZE HER GÜN ANNELER GÜNÜ, YA SİZE? Hayatımızın en çaresiz anlarında tüm sözcükler gider bir sözcük kalır geriye “ anne ”... Her şey bittiğinde yürek başladığı yere döner; anneye... İşte tam da bu yüzden özel günler arasında öyle özel bir
IS IT POSSIBLE TO FORGIVE OUR PARENTS THAT THEY HAVE LIVED AND LIVED? - 01/05/2020
IS IT POSSIBLE TO FORGIVE OUR PARENTS THAT THEY HAVE LIVED AND LIVED? Prof Dr Ekrem Çulfa Family Marriage Couple Consultant Is it possible to achieve full inner peace with our parents by taking
YAŞATTIKLARI VE YASATMADIKLARINDAN DOLAYI ANNE-BABAMIZI AFFETMEK MÜMKÜN MU? - 01/05/2020
YAŞATTIKLARI VE YASATMADIKLARINDAN DOLAYI ANNE-BABAMIZI AFFETMEK MÜMKÜN MU? Prof Dr Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı Korona, karantina, Oruç ve Ramazan ayını birlikte yaşadığımız bu
KNOW YOURSELF AND GET OUT OF YOUR WAY - 29/04/2020
KNOW YOURSELF AND GET OUT OF YOUR WAY If your actions are not approved by your loved ones… If what you want doesn't want you, doesn't like you… If your questions are strange, strange and abnormal ... If your discourses are misunderstood or
 Devamı