Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam44
Toplam Ziyaret1097607
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.75397.7849
Euro9.21339.2502
Hava Durumu
Saat
Sosyolog Psikolog Büşra Gümüş 05333738123
İnsan Doğasında Bencil Midir?
26/10/2020

İnsan Doğasında Bencil Midir?

 

“İnsan doğasında bencil midir?” sorusuna taze bir Sosyolog ve Psikolog olarak vereceğim yanıtın, bu konuda çalışmış filozoflar, sosyologlar ve psikologların metinlerinden alıntılarla dolu olmasının beklenmesi muhtemeldir. Fakat ben cevabımı bu sorunun bir öznesi olarak daha kişisel bir yerden vermeye çalışacağım. 

İnsan; biyolojik, psikolojik ve toplumsal bir varlık, bir hayvandır. İnsanın toplumsallığı onu diğerlerine, ötekiyle işbirliğine mecbur bırakır. Tüm bu mecburiyet de en nihayetinde içinde yaşadığımız toplumları meydana getirmiştir. İnsan, topluma aittir ve topluma ihtiyaç duyar. İnsanın toplumsallığı, onun tam anlamıyla mükemmel, kusursuz bir varlık olmamasının bir getirisidir. Kusurları, eksikleri olan insan bu eksikliklerini diğerleriyle etkileşime geçerek tamamlamaya çalışır. Burada bir dilemma yatmaktadır. Diğerleri ile tamamlanmak, tam olmak için bir araya gelen insanda bencil bir temel yattığı söylenebilir. Fakat insan, tamamlandığı ölçüde de tamamlar. Thomas Hobbes’a göre, insan insanın kurdudur, fakat bu önermeye göre ise, insan insanın dayanağı, dayandığı taşıdır. 

İnsanın doğuştan gelen bu koruma güdüsünü, olumsuz anlamda bir bencilliğe dönüştüren ironik bir biçimde toplumun kendisidir. Bu durumu en net biçimde çocuk ve bebekleri gözlemleyerek görebiliriz. Dışsal faktörlerden minimum düzeyde etkilenmiş çocuklar, kendilerini korudukları kadar diğer insanları ve canlıları koruma eğilimindedirler. Buradan ulaşılabileceğimiz sonuç, insanın doğuştan bencil bir varlık olmadığı, fakat kendi kurduğu toplumun işleyişi içerisinde bencilliğe eğilimli hale gelebildiğidir. Son tahlilde bu eğilime kapılıp kapılmama ise insanın kendisinin elindedir. 

İnsanın söz edilen doğasına göre “iyi insan ilişkisi” ise insanın doğuştan gelen koruma halini kendisi ve diğerleri arasında pay etme şekline bağlıdır. Bu, bir matematik formülü gibi net bir oranı olan bir şey değildir. İlkel, güdüsel bir pay etme halidir. Bir anne kedinin yiyeceği yavruları ve kendisi arasında paylaştırması kadar ilkel ve güdülere bağlı bir davranıştan söz etmekteyim. İnsan, bencillik ve özgecilik arasındaki sınırı gündelik yaşam akışı içerisinde üzerinde pek de düşünmediği davranışlardan hayati kararlara kadar bütünsel bir biçimde çizer. Bu anlamda insan, ne tam anlamıyla bencil ne de tam anlamıyla özgeci bir varlıktır. 

İnsanın özünün ve kurduğu ilişkilerin komplike yapısı, bahsedilen sorulara net bir cevap vermeyi zorlaştırmaktadır. Neyin bencil olup olmadığı, neyin iyi neyin kötü olduğu kendi üzerine düşünen her insanın aklını en az bir kere kurcalamıştır. Bu meseleler üzerine düşünmek başlı başına insanı mutlak bencil bir varlık olmaktan uzaklaştırmakta ve iyi ilişkiler kurmaya eğilimli hale getirmektedir. Son söz olarak kişisel kanaatim, insanın iyi olmaya ve iyi ilişkiler kurmaya en azından meyilli bir varlık olduğudur. 


 Sosyolog-Psikolog

Büşra Gümüş

 

                                                                                                          

 



51 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları