Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
Depremin İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkisi
06/11/2020

Ülkemizdeki en büyük afet tehdidinin deprem olduğu bilinmektedir. Her yıl çok veya az şiddetli birçok deprem meydana gelmektedir. Geçmişte ülkemizde birçok yıkıcı deprem olduğu gibi şimdi ve gelecekte de birçok deprem olacağı bir gerçektir. İnsanlar bu olaylar sonucunda sadece fiziksel ve ekonomik olarak değil psikolojik olarak etkilenmektedir. Yer kökenli doğal afetler dünyanın hemen hemen her yerinde görülen ve afet boyutuna gelebilen doğa olaylarıdır. Afet yaşandığı anda kişi, psikolojik şoka girmekte ve dona kalmaktadır. Şok etkisi kişinin bütün bedenine yayılmaktadır. Bu şok etkisi bedenin psikolojik savunma mekanizmasıdır. Bazı bireylerde ise bu davranışın tam tersi görülmektedir. Kişi panik halinde ve durmadan hareket etmektedir. Doğal afet, ölüm, kaza vb olaylar travmatik durumlar olarak adlandırılmaktadır.

Afetler, yaşamı büyük ölçüde sekteye uğratan fiziksel, sosyal ve psikolojik kayıplara yol açarak dünyanın güvenilir bir yer olduğu konusunda inanç duygumuzu sarsan olaylardan oluşmaktadır. Psikolojik kayıplardan etkilenme durumu ise kişiden kişiye değişen bir kavramdır. Afet sonrası yaşanan ilk psikolojik davranışlar akut durum olarak adlandırılmaktadır. Bu aşamada insanlarda olayın şokuyla; mantıklı düşünme yetisinde azalma, yaşanan olaya inanamama, korku, öfke krizleri, güvensizlik gibi duygular ortaya çıkmaktadır. Davranışsal olarak; alkol ve sigara kullanımında artış, uykusuzluk veya aşırı uyuma, kabus görme, az veya aşırı yemek yeme, dikkat bozukluğu gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. İkinci aşama, tepki aşamasıdır. Bu aşamada afeti yaşayan insanlar, afeti hatırlatan her türlü durumdan kaçınmak istemektedir. Korku, endişe, huzursuzluk, depresyon, yalnızlık hissi gibi duygular gözlemlenmektedir. Üçüncü aşama diye tabir edeceğimiz iyileşme aşamasında ise; afet sonrası verilen olumsuz tepkilerde azalma görülmektedir. Afeti yaşayan birey artık iyileşme belirtileri göstermekte ve hayata karşı ilgi duymaya, gelecek ile ilgili planlar kurmaya başlamaktadır. Afetzede artık kendini duygusal ve fiziksel açıdan toparlamaya başlamaktadır.

Deprem sonrası yaşanan ilk saatler panik ve keder yoğunluğu taşıyan dram yoğunluğu yüksek olan saatlerdir. İnsanlar büyük telaş içinde olmaktadır. Daha sonraki birkaç hafta içinde depremzedelerdeki psikoloji yerini bundan sonraki hayatının nasıl olacağı sorununu düşündürmektedir. İlk günlerdeki panik ve çaresizlik yerini, yaşama yeniden nasıl başlanır arayışlarına bırakmaktadır. Yeniden evde yaşayabilme, yeniden işe dönme arzusu gibi düşünceler belirmeye başlamaktadır. Devlet ve yerel yönetimlerin, hasar onarımı ve yeniden eski hale dönüş çalışmalarına başladığı görülmektedir.

Psikoloji araştırmalarına göre afetlerin alkolle ilgili sorunlar, depresyon, şiddet, yaygın anksiyete bozuklukları ve TSSB üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. TSSB, afetten kurtulanlar arasında yaygın olarak incelenen psikolojik bozukluk olduğu ortaya konmaktadır. Afete bağlı stres tepkilerini fizyolojik ve psiko-duygusal tepkiler olarak sınıflandırılmakta ve açık ve gözlemlenebilir davranışlarda bu stres tepkilerinin ortaya çıktığını öne süren araştırmacılar bulunmaktadır. Bu doğrultuda yapılan araştırmalarda, bulgular afet sonucunda fiziksel veya psikosomatik hastalık, alkolle ilgili sorunlar, aile stresi, şiddet ve saldırganlık olasılığının arttığını ortaya koymaktadır.

Afetlerde psikolojik destek; afet sonrası ortaya çıkabilecek psikolojik bozuklukların önlenmesi, aile ve toplum düzeyinde ilişkilerin yeniden kurulması ve geliştirilmesi, etkilenenlerin normal yaşamlarına geri dönmesi sürecinde kendi kapasitelerini fark etmeleri ve dayanma güçlenmelerinin sağlanması, toplumda gelecekte ortaya çıkması muhtemel afet ve acil durumlarla başa çıkma becerilerinin artırılması, yardım çalışmalarının desteklenmesini içeren ve afet döngüsünün her aşamasında yürütülen çok disiplinli hizmetler bütünü olarak ifade edilmektedir. Afet sonrası oluşan olumsuz durumlarla başa çıkabilmenin temelinde, psikolojik destek çalışmaları büyük rol oynamaktadır. Psikolojik destek, afet yönetiminin iyileştirme safhasının en önemlisi safhasıdır. Psikolojik destek, afetzedeleri rahatlatmak, yönlendirmek, ortaya çıkan negatif durumlarla başa çıkma yöntemlerini öğretmekle toplumun eski psikososyal haline geri dönmesine yardımcı olmaktadır.

Deprem afeti bütün insanları psikolojik olarak etkilemektedir. İnsanlar bu olumsuzluktan kurtulabilmek için kendi imkanlarını kullanmaktadır. Profesyonel olarak destek alan insan sayısının az olması Türk halkının psikolojik destek alma konusundaki ön yargılarından kaynaklanmaktadır. Bu ön yargının oluşmaması için profesyonel destek verecek olan psikoloğun kişiye özel yaklaşımlarda bulunması ve davranması gerekmektedir.

Bu deprem başta olmak üzere yaşadığımız her türlü can ve mal kaybı yüksek depremlerde alınacak en büyük ders; depremin insanı doğrudan öldürmediği, yıkıma ve can kaybına neden olan durumun sağlam olmayan yapılardan kaynaklandığı gerçeğidir.

 

KAYNAKÇA

Adams, P. R., & Adams, G. R. (1984). Mount Saint Helen’s Ashfall: Evidence for
a disaster stress reaction. American Psychologist, 39, 252-260

Bayhan N., Gül H., 2001. Deprem El Kitabı. Zaman Cep Kitapları, İstanbul. 125 s.

Aydın, D. (2014). Afet Sonrası Psikososyal Destek Uygulamaları.12 Mayıs 2014, http://www.ihhakademi.com/wp-content/uploads/2014/01/AFETSONRASI-DESTEK.pdf.

Canbolat B., Erberik A., Tüydeş H., Karaesmen E., 2006. Deprem. ODTÜ Yayıncılık, Ankara. 152 s.

Karancı, N., 2008. Afet Zararlarını Azaltmada Psikolojinin Önemi, Afet zararlarını azaltmanın temel ilkeleri, JICA türkiye ofisi, yayın no: 2, s51-59, Ankara.

Şahin C., Sipahioğlu Ş., 2003. Doğal Afetler Ve Türkiye. (2. Baskı). Gündüz Eğitim ve Yayıncılık, Ankara. 472 s.

Uzm. Klinik Psk. Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com



356 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı