Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
KAYGI NEDİR?
03/01/2021


Korku ve paniğin aksine, kaygı hem daha çok geleneğe yönelen hem de korkudan çok daha dağınık hoşa gitmeyen duygu ve bilişlerin karmaşık bir şekilde bir araya gelmesidir. Öte yandan, korkuda olduğu gibi, yalnızca bilişsel/öznel öğelerden oluşmamakta, fizyolojik ve davranışsal öğeler de içermektedir. Bilişsel/öznel düzeyde olumsuz duygu durumu, gelecekteki olası tehlike ya da tehditlere dair endişe, kendine dair endişeler ve gelecekteki tehlikeyi öngörememe ve gerçekleştiğinde denetleyememe duyguları söz konusudur. Fizyolojik düzeyde, kaygı genellikle bir gerilim ve kronik aşırı uyarılma durumu yaratmakta ve bu da ortaya çıkması gereken tehlikeye karşı hazır olma durumunu yansıtmaktadır. Örneğin; “Korkunç bir şey veya durum olabilir ve ben de buna hazırlıklı olmalıyım”. Her ne kadar korkunun aksine kaç ya da savaş tepkisi etkinleşmese de kaygı, beklenen tehlikenin gerçekleşmesi olasılığına karşı insanı kaç ya da savaş tepkisine hazırlamaktadır. Kaygı, davranışsal düzeyde, tehlike yaratabilecek durumlardan kaçınmaya yönelik güçlü bir eğilim doğurabilmektedir. Korkuda olduğu gibi hemen kurtulmaya yönelik davranışsal bir dürtü bulunmamaktadır. Kaygının betimsel ve işlevsel olarak korku ya da panikten ayrı olduğu düşünülmektedir.

Kaygının uyumsal değeri olası tehditler konusunda plan ve hazırlık yapmamıza yardım etmesidir. Hafif ve orta derecede kaygı öğrenme ve performansı arttırabilmektedir. Örneğin, kişinin bir sonraki sınavdaki performansı konusunda hafif bir kaygı duyması başarısına yardımcı olabilmektedir. Öte yandan, hafif ve orta derecede kaygı uyum açısında değerliyken, kronik ya da şiddetli kaygı, kaygı bozuklukları tanısı konan insanlarda görüldüğü gibi uyumsuzluğa neden olabilmektedir.

Koşulsuz olarak korku ya da kaygı yaratan birçok tehlikeli durum olsa da birçok korku ve kaygı kaynağı öğrenilmektedir. İnsanlar ve hayvanlar üzerinde uzun yıllar boyunca yürütülen deneyler temel korku ve tepki örüntülerinin yüksek düzeyde koşullanabilir olduğunu kanıtlamaktadır. Yani önceden nötr ya da yeni olan uyarıcılar fiziksel ya da psikolojik travma yaratan çeşitli tipte korkutucu ya da hoşa gitmeyen olayla sürekli eşleştiğinde ve bu olayları güvenli bir şekilde öngördüğünde kendi başlarına korku ya da kaygı yaratma kapasitesi kazanabilmektedirler. Bu tip bir koşullanma, öncesindeki işaretin güvenilir bir şekilde yinelenmesi durumunda, gelecekteki tehlikeli olayları öngörmeyi öğrenmeyi sağlayan normal ve uyuma yönelik bir süreçtir.

KAYNAKÇA

Barlow, D. H. (1988). Anxiety and its disorders: The nature and treatment of anxiety and panic. Guilford Press.

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com

 

 



237 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı