Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
YEME BOZUKLUKLARI
08/02/2021

 

Yeme bozuklukları yeme davranışındaki temel bir bozukluk olarak tanımlanmaktadır. Anoreksiya nervoza ve bulimia DSM’de farklı sendromlar olarak değerlendirilmekte ve iki farklı yetişkin yeme bozukluğu türünü yansıtmaktadırlar. Buna karşılık, en çarpıcı özellikleri sorunlu yeme alışkanlıkları olmamaktadır. İki bozukluğun temelinde de kilolu ve şişman olmaya dair yoğun bir korku ve buna eşlik eden aralıksız ve kimi zaman öldürücü bir zayıflık arayışı bulunmaktadır.

Anoreksiya Nervoza

Anoreksiya nervoza teriminin sözcük anlamı tedirginliğin ortaya çıkardığı iştahsızlıktır. Bununla birlikte, bu tanımda bir tür yanlış adlandırma söz konusu olmaktadır. Bunun sebebi, asıl problemin iştahsızlık olmamasıdır. Anoreksiya nervozanın temelinde yoğun bir kilo alma korkusu yatmakta ve buna düşük bir vücut ağırlığının korunmasının bile reddedilmesi eşlik etmektedir.

Anoreksiya nervozanın modern bir sorun olduğu düşünülebilir ancak geçmişi yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Belirtisi olan aşırı oruç ya da çileci bir biçimde yemeyi reddetme, erken dönem yazılarında bulunmaktadır. Anoreksiya nervozanın bilinen ilk tıbbi kaydı 1869’da Richard Morton tarafından yayımlanmıştır.  

Anoreksiya nervozanın iki türü bulunmaktadır. Bunlar kısıtlayıcı tip ve tıkanırcasına yeme/çıkarma tipidir. Bu iki tip arasındaki temel fark, hastaların aşırı düşük kilolarını nasıl korudukları ile ilgili olmaktadır. Kısıtlayıcı tipte yemek miktarını kısıtlamaya yönelik her türlü çaba söz konusu olmakta ve kalori alımı sıkı bir şekilde denetlenmektedir. Hastalar bazen diğer insanların önünde yemek yemekten kaçınmaktadır. Yemek masasındayken aşırı yavaş yiyebilmekte, yemeklerini çok küçük parçalara ayırabilmekte ya da gizlice atabilmektedirler. Yemek alımının kısıtlanması, anoreksiya nervoza hastası olan herkes için olanaklı olmamaktadır. Tıkanırcasına yeme/çıkarma tipi anoreksiya nervoza hastaları, kısıtlayıcı anoreksiya nervoza olan hastalardan, tıkanırcasına yemeleri ve çıkarmaları bakımından farklılık göstermektedir. Tıkanırcasına yeme, çoğu insanın aynı gün içerisinde ve aynı koşullar altında yiyebileceğinden çok daha fazla yemeği denetimsiz bir şekilde tüketmedir. Bu tıkanırcasına yemeyi çıkarma, yani yenilen yemeği bedenden dışarı atma çabaları izleyebilmektedir. Kendi kendini kusturma ya da gereksiz yere müshil, diüretik ya da lavman kullanma en sık rastlanan çıkarma yöntemleri olarak bilinmektedir. Çıkarma olmadan başvurulan diğer ödünleyici davranışlar arasında da egzersiz ve oruç tutma sayılabilmektedir.

Mesleklerinin sanatsal standartları ince bir dış görünüşü ön plana çıkardığı için bale dansçıları yeme bozukluklarında özellikle yüksek risk grubundadır.

Bulimia Nervoza

Bulimia nervoza, tıkanırcasına yeme ve kilo alımını önleme çabasıyla kendi kendini kusturma ve aşırı egzersiz gibi uygunsuz davranışlar ile tanımlanmaktadır. Bulimia nervozanın psikiyatrik bir sendrom olarak DSM’ye 1987 yılında alınmıştır.

Tıkanırcasına yeme/çıkarma tipi anoreksiya nervozanın klinik tablosu, bulimia nervoza ile birçok ortaklık göstermektedir. Bazı araştırmacılar anoreksiya nervozanın bulimik türünün, bulimianın başka bir biçimi olarak değerlendirilmesi gerektiğini öne sürmektedir. Bir bulimia nervoza hastası ile tıkanırcasına yeme/çıkarma tipi hasta arasındaki fark kilolarıdır. Tanımı gereği, anoreksiya nervoza hastaları aşırı derecede zayıf olmakta fakat bu durum bulimia nervoza hastaları için geçerli olmamaktadır. Sonuç olarak, tıkanırcasına yiyen ya da çıkaran kişi ayrıca anoreksiya nervoza ölçütümü karşılıyorsa, tanı anoreksiya nervoza (tıkanırcasına yeme/çıkarma tip) olmaktadır. Diğer bir deyişle, anoreksiya nervoza tanısı, bulimia tanısını bastırmaktadır. Bunun nedeni, anoreksiya nervoza ile ilişkilendirilen ölüm oranının, bulimia nervozadan yüksek olmasıdır.

Anoreksiya nervoza ve bulimia nervoza hastalarında ortak nokta, şişmanlık ya da şişmanlama korkusudur. Bununla birlikte, anoreksiya nervozanın aksine bulimik hastaların kilosu normal, bazen de normalin biraz üzerindedir. Şişmanlama korkusu, bulimia nervozanın gelişimini açıklamaya yardım olmaktadır. Bulimia, tipik olarak, ince olma isteğinin motive ettiği yeme kısıtlamalarıyla başlamaktadır. Bu ilk aşamalarda kişi diyet yapmakta ve düşük kalorili yemekler yemekte ancak zamanla önceki kısıtlama kararı aşınmakta ve kişi patates kızartması, pizza, pasta, dondurma ve çikolata gibi “yasak yemekler” yemeye başlamaktadır. Bununla birlikte, bazı hastalar ellerinde ne varsa tıkanırcasına yemektedirler. Ortalama bir tıkanırcasına yemede, bulimia nervozası olan biri 4.800 kaloriye kadar tüketebilmektedir. Tıkanırcasına yemeden sonra, iradenin yıkılışını kontrol etme çabasıyla kusmaya, perhiz yapmaya, aşırı derecede egzersiz yapmaya ya da müshil kullanmaya başlamaktadır. Bulimia hastası bu yaptıklarından tiksinse de çıkarma, yeme kaynaklı kilo alma korkusunu azalttığı için bu örüntü varlığını sürdürmektedir.

Bulimianın birçok hasta için bedeli yüksek olmaktadır. Yüksek yemek faturaları mali zorluklar yaratabilmekte ve hastalar bazen çareyi başkalarından yemek çalmakta bulabilmektedir. DSM, kişinin kilo alımının önüne geçmek için çıkarma yöntemlerine (kusma, müshil kullanma) başvurup başvurmaması bağlamında bulimia nervozanın çıkarma olan ve çıkarma olmayan türlerini birbirinden ayırt etmektedir. Çıkarma türü çok daha yaygın olarak görülmektedir. Çıkarma olmayan türlerde, kişi tıkanırcasına yemenin etkilerini gidermek için perhiz ya da egzersiz yapabilmekte ancak kusma, müshil veya diüretikler kullanma yöntemlerine başvurmamaktadır.

Sınıflandırılamayan Yeme Bozukluğu

Bu tanı, daha spesifik tanılardan herhangi birine tam olarak uymayan, sorunlu yeme örüntülerine karşılık olarak kullanılmaktadır. Sınıflandırılamayan yeme bozukluğu aynı zamanda tıkanırcasına yeme ve çıkarma davranışı üç aylık bir dönemde ayda bir ila yedi kez olmakla birlikte haftada iki kereden daha az tekrarlandığı için tanı ölçütlerini tam karşılayamayanlar için kullanılmaktadır.

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu

Tıkanırcasına yeme bozukluğu bulimia nervoza, çıkarmayan türden farklı bir bozukluk olarak önerilmektedir. Tıkanırcasına yeme bozukluğunun çıkarmayan bulimia türünden (tıkanırcasına yemeden sonra egzersiz ya da oruç tutma) önemli bir noktada ayrılmaktadır. Tıkanırcasına yemek bozukluğu olan kişi, bulimia nervoza hastaları ile karşılaştırılabilecek bir düzeyde tıkanırcasına yemekte ancak kilosunu denetim altına almak için “ödünleyici” bir davranışta (çıkarma, müshil kullanma, egzersiz) bulunmamaktadır. Bu bozuklukta bulimia nervoza ya da anoreksiya nervozada tipik olarak görülen beslenme kısıtlamaları çok daha az olmaktadır. Tıkanırcasına yeme bozukluğunun aşırı kilo hatta obezite ile ilişkilendirilmesi de bun nedenle şaşırtıcı olmamakta (Hudson ve diğerleri, 2007) ancak tanı konurken kilo bir etken olarak göz önüne alınmamaktadır. Bu bozukluğu sergileyenler, kilo ve beden görünüşü konusuna, tıkanırcasına yeme bozukluğu olmayan aşırı kilolu ya da obez hastalara oranla daha fazla önem verme eğiliminde olmaktadırlar. Bu bakımdan bulimia nervoza hastalarına daha çok benzemektedirler.

KAYNAKÇA

Allison, K. C., Grilo, C. M., Masheb, R. M., & Stunkard, A. J. (2005). Binge Eating Disorder and Night Eating Syndrome: A Comparative Study of Disordered Eating. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 73(6), 1107–1115.

Beaumont, P. J. (2002). Treatment of anorexia nervosa. Journal of Consulting Psychology, 23, 241-249.

Eddy, K. T., Doyle, A. C., Hoste, R. R., Herzog, D. B., & le Grange, D. (2008). Eating disorder not otherwise specified in adolescents. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry, 47(2), 156–164.

Johnson, C. L., Stuckey, M. K., Lewis, L. D., & Schwartz, D. M. (1982). Bulimia: A descriptive survey of 316 cases. International Journal of Eating Disorders, 2(1), 3–16.

Silverman, J. A. (1997). Anorexia nervosa: A historical perspective on treatment. In Garner, D., Garfinkel, P. E. (Eds.), Handbook of treatment for eating disorders (2nd ed.) (pp. 37). New YorkGuilford Press.

Vandereycken, W. (2002). History of anorexia nervosa and bulimia nervosa. In C. G. Fairburn, & K. D. Brownell (Eds.), Eating disorders and obesity: a comprehensive handbook, 2nd ed. (pp. 151-154). New York: The Guilford Press.

Wilfley, D. E., Friedman, M. A., Dounchis, J. Z., Stein, R. I., Welch, R. R., & Ball, S. A. (2000). Comorbid psychopathology in binge eating disorder: Relation to eating disorder severity at baseline and following treatment. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 68(4), 641–649.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com

 

 

 



315 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı