Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam35
Toplam Ziyaret1138355
Üyelik Girişi
Köşe Yazıları
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.356616.4221
Euro17.497917.5680
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
ŞİZOFRENİ
15/02/2021

 

Şizofreni her kültürden, yaşamın her kesiminden gelen insanlarda görülebilmekte ve karakteristik belirtileri uzun süre önce saptanmış bulunmaktadır. Ruh ve sinir hastalıklarının en şiddetlisidir. Bu bozukluğun özellikleri çeşitli belirtiler içermektedir. Algılama, düşünme, hareket, benlik duygusu ve başkalarıyla ilişkilerde aşırı tuhaflıklar da bunlara dahildir. Öte yandan, şizofreninin en önemli özelliği psikoz olarak adlandırılan gerçeklikten ciddi bir kopuş yaşanmasıdır. Şizofreninin klinik görünüşü bir hastadan diğerine farklılıklar gösterebilmektedir.

Günümüzde şizofreni olarak bilinen bozukluğu Alman psikiyatr Emil Kraepelin tanımlamaktadır. Bu bozukluğu yaşayan kişiler çevrelerinden kuşkulanmakta, yemeğinde zehir olduğunu, polis tarafından izlendiğini düşünmektedir. Bedeninin etkilendiğini hissetmekte ya da vurulacağını ya da komşularının onu gözetlediğini düşünmektedirler. Yine Kraepelin bozukluğun karakteristik özelliklerinin halüsinasyon, apati ve duyarsızlık, içe dönük davranışlar ve düzenli çalışma yetersizliği olduğunu belirtmektedir.

Şizofreni neredeyse epilepsi kadar yaygın bir sorundur. Kişinin yaşamında şizofreni olması riskinin yaklaşık %1,0 olduğu genel bir kabul görmektedir. Bu da bugün doğan her 100 insandan birinin en az 55 yaşına kadar hayatta kalması durumunda bu bozukluğu yaşayabileceği anlamına gelmektedir. Bu tip bir istatistik herkesin tam olarak aynı risk altında olduğunu göstermemektedir. Bu ortalama bir yaşam boyu risk tahminidir. Anne ya da babası şizofreni olan kişiler istatistiksel olarak şizofreni vakasına hiç rastlanmamış ailelerdeki kişilere oranla daha büyük bir risk altında olmaktadır.

Şizofreni riski özellikle yüksek olan başka insan grupları da bulunmaktadır. Örneğin; doğumları sırasında babaları yaş olarak ileri olanlarda (45-50 yaşlar) büyüdükleri zaman şizofreni görülme olasılığı iki ila üç kat daha fazla olmaktadır.

Şizofreni vakalarının büyük bir çoğunluğu ergenlik döneminin sonlarında ve yetişkinlik döneminin başlarında ortay çıkmaktadır. Çocuklarda da bazen şizofreni görülmekle birlikte bu tip vakalar çok ender olmaktadır. Orta yaşlar ya da daha sonrasında da kendini gösterebilmekte ancak bu da ender rastlanan bir durum olmaktadır. Erkeklerde şizofreni vakaları 20 ila 24 yaşları arasında doruğa ulaşmaktadır. Kadınlarda da şizofreninin ortaya çıkışı aynı yaş dönemine denk gelmekle birlikte doruk noktası erkeklere oranla daha az dikkat çekici olmaktadır. Yaklaşık 35 yaştan sonra şizofreni ortaya çıkan erkeklerin sayısında kayda değer bir düşüş görülürken, bu düşüşe kadınlarda rastlanmamaktadır. Tam tersine 40 yaş dolaylarında vaka sayısının yükselişinde ikinci bir artış görülmektedir. Genel olarak, şizofreninin ortalama başlama yaşı erkeklerde yaklaşık 25, kadınlarda ise 29’dur.

Şizofreni daha erken yaşlarda başlamasının yanı sıra, erkeklerde daha şiddetli biçimlerde görülme eğilimindedir. Beyin görüntüleme çalışmalarında beyin yapısında şizofreni bağlantılı anomalilerin kadın hastalara oranla erkek hastalarda daha şiddetli olduğu görülmektedir. Hastalık şiddetinde görülen cinsiyete bağlı bu farklılıklar şizofreninin neden erkekler arasında kadınlara oranla daha yaygın olduğunu da açıklayabilmektedir. Erkek-kadın oranı 1,4:1’dir. Dolayısıyla, şizofreni görülen her 3 erkeğe karşılık 2 kadında şizofreni vakası görülmektedir. Kadınlarda şizofreninin daha az şiddetli biçimleri görülüyorsa ve depresyon belirtileri daha fazlaysa hiç tanı konmamakta ya da başka bozukluklara tanı konmaktadır. Bu da cinsiyete bağlı oranlarda dengesizliğe yol açıyor olabilmektedir.

KAYNAKÇA

Byrne, M., Agerbo, E., Ewald, H., Eaton, W. W., & Bo Mortensen, P. (2003). Parental age and risk of schizophrenia: A case-control study. Archives of General Psychiatry, 60(7), 673–678.

Gottesman, I. I. (1991). A series of books in psychology.Schizophrenia genesis: The origins of madness. W H Freeman/Times Books/ Henry Holt & Co.

Green, B. L., Lindy, J. D., Grace, M. C., & Leonard, A. C. (1992). Chronic posttraumatic stress disorder and diagnostic comorbidity in a disaster sample. Journal of Nervous and Mental Disease, 180(12), 760–766.

Kraepelin, E. (1987) Dementia praecox [pp. 2641 of Psychiatrie, 5th edn, 1896]. In J. Cutting and M. Shepherd (eds), The Clinical Roots of the Schizophrenia Concept (CambridgeCambridge University Press), 1324.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com

 

 

 

 



310 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
ADDICTION - 12/12/2021
Addiction is defined as taking a substance to achieve a certain effect, continuing to take the substance despite the physical, mental or social problems that arise in this process, and increasing the amount of the substance to achieve the same effect
TREATMENT MOTIVATION - 03/12/2021
Being motivated means taking action to do something. Motivation is recognized as a key factor in psychological treatments.
 Devamı