Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
SOSYAL FOBİLER
01/03/2021

 

Sosyal fobi durumunun karakteristik bir ya da birden çok sosyal durumda (örneğin, bir topluluğa karşı konuşma, toplum içinde yemek yeme ya da yazma) kişiyi yetersiz kılan korkulardır. Bu gibi durumlarda kişi başkalarının dikkatli bakışlarına ve potansiyel olumsuz değerlendirmelerine maruz kalmaktan ve/veya utanç verici ya da küçük düşürücü bir şekilde davranmaktan korkmaktadır. Bu korkular yüzünden de sosyal fobisi olan insanlar ya bu gibi durumlardan kaçınmakta ya da büyük bir rahatsızlık yaşamaktadırlar. Sosyal fobinin en yaygın tipi topluluğa karşı konuşmadır. DSM’ de sosyal fobinin genelleştirilmiş sosyal fobi olarak anılan bir alt tipine de yer verilmektedir. Genelleştirilmiş sosyal fobi olanlarda çoğu sosyal durumda kayda değer korkular görülmektedir.

Sosyal fobi tanısına çok sık rastlanmaktadır. Yapılan çalışmalarda nüfusun %12’sinin yaşamlarının bir döneminde sosyal fobi tanı ölçütlerini karşılayacağı tahmin edilmektedir. Bu bozukluk erkeklere oranla kadınlar arasında biraz daha sık görülmektedir. Sosyal fobisi olanların yaklaşık %60’ı kadındır. Büyük çoğunlukla çocuklukta başlayan spesifik fobilerin aksine, sosyal fobi tipik olarak daha geç bir dönemde, ergenlik ya da erken yetişkinlik döneminde başlamaktadır. Sosyal fobisi olanların yarısından fazlasında yaşamlarının bir döneminde bir ya da birden fazla kaygı bozukluğu ve yaklaşık olarak yarısında eşzamanlı depresif bozukluk görülmektedir. Yaklaşık olarak üçte biri kaygıyı azaltmak ve korktukları durumla yüzleşebilmek için alkol kullanmaktadır (örneğin, bir partiye gitmeden önce içki içmek). Ayrıca, yaşadıkları rahatsızlık ve sosyal durumlardan kaçınmaları nedeniyle, sosyal fobisi olan insanlarda bir işte çalışma oranı, ortalama olarak daha düşük olmakta ve sosyoekonomik statülerinin de daha düşük olduğu görülmektedir. Bozukluk belirgin bir şekilde inatçı olmaktadır. Bir çalışmada 12 yıllık bir sürede kendiliğinden iyileşenlerin oranının yalnızca %37 olduğu görülmektedir.

Sosyal fobilerde genellikle evrimsel etkenlerin şekillendirdiği öğrenilmiş davranışlar rol oynamaktadır. Bu tip bir öğrenme çoğunlukla genetik ya da mizaç bakımından risk altında olan insanlarda etkili olmaktadır.

Spesifik fobiler gibi, sosyal fobiler de genellikle doğrudan ya da vekaleten klasik koşullanmanın yaşandığı basit olaylardan kaynaklanmaktadır. Sosyal bir yenilgi ya da aşağılanma olarak algılanan bir durumu yaşamak, böyle bir duruma tanık olmak, öfke ve eleştiriye tanık olmak ya da bunların hedefinde bulunmak bu olaylara örnek gösterilebilir.

Genelleştirilmiş sosyal fobisi olanlarda anne babanın toplumsal açıdan kendilerini yalıtmış olma, kaçınması davranma ve sosyalleşmeyi değersiz görme olasılığı özellikle yüksektir. Harvey ve diğerlerine göre de (2005) sosyal fobisi olan birçok kişi sorunun akranlara uyum sağlayamama durumu yaşanan bir dönemde başladığını söylemektedir. Yine de spesifik fobilerde olduğu gibi, sosyal durumlarda doğrudan ya da vekaleten koşullanma yaşayan, sosyal açıdan kaçınma sergileyen anne baba tarafından yetiştirilen ya da akranlarıyla sorun yaşayan herkesin sosyal fobi sergilemediğini de belirtmek gerekmektedir. Bunun nedeni, sosyal fobinin gelişmesinde, spesifik fobilerde olduğu gibi bireysel farklılıkların önemli bir rol oynamasıdır.

Üç ikiz çalışmasında elde edilen sonuçlar sosyal fobide ortalama bir genetik katkı olduğunu göstermekte ve tahminlere göre sosyal fobi yatkınlığındaki farklılıkların yaklaşık %30’u genetik etkenlerden kaynaklanmaktadır. (Hettema ve diğerleri,2005b) Bununla birlikte, yine bu üç çalışmaya göre sosyal fobi gelişimindeki farklılıkların daha da büyük bir oranı paylaşılmayan çevresel etkenlerden kaynaklanmakta ve bu da öğrenmenin güçlü rolü ile tutarlı olmaktadır.

KAYNAKÇA

Harvey, A. G., Schmidt, D. A., Scarnà, A., Semler, C. N., & Goodwin, G. M. (2005). Sleep-Related Functioning in Euthymic Patients With Bipolar Disorder, Patients With Insomnia, and Subjects Without Sleep Problems. The American Journal of Psychiatry, 162(1), 50–59.

Hettema, J., Steele, J., & Miller, W. R. (2005). Motivational interviewing. Annual Review of Clinical Psychology, 1(1), 91–111.

Kessler, R. C., Berglund, P., Demler, O., Jin, R., Merikangas, K. R., & Walters, E. E. (2005). Lifetime Prevalence and Age-of-Onset Distributions of DSM-IV Disorders in the National Comorbidity Survey Replication. Archives of General Psychiatry, 62(6), 593–602.

Kessler, R. C., Chiu, W. T., Demler, O., & Walters, E. E. (2005). Prevalence, Severity, and Comorbidity of 12-Month DSM-IV Disorders in the National Comorbidity Survey Replication. Archives of General Psychiatry, 62(6), 617–627.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com

 



274 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı