Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam33
Toplam Ziyaret1138353
Üyelik Girişi
Köşe Yazıları
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.356616.4221
Euro17.497917.5680
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
OTİZM
18/04/2021

 

DSM’ye göre otizm; sınırlı, tekrarlı ve stereotipik davranışlar, ilgiler ve etkinliklerle birlikte sosyal etkileşim ve iletişim alanlarında görülen kalıcı bir nöro-gelişimsel bozukluk olarak tanımlanmaktadır. OSB’si olan bireyler, sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerinde (göz kontağı kurmada, ifade edici dil becerilerini yaşına uygun kullanmada, sohbet başlatma ve sürdürmede ve jest ve mimik kullanımında), sosyal bağlamlardaki ilişkilerde (sosyal etkileşim başlatma ve sürdürme, duyguları anlama ve paylaşma) ve tekrarlı motor hareketler ve duyusal farklılıklar gibi alanlarda sınırlıklar gösterebilmektedirler.

Otizm spektrum bozukluğu belirtilerinin kümelendiği alanların sayısı üçten ikiye indirilmiştir. “Sınırlı ve yineleyici ilgi, davranış ve etkinlikler” alanı varlığını korurken, toplumsal etkileşim ve dil alanları “sosyal etkileşim/iletişim eksiklikleri” adı altında birleştirilmiştir. Otizm spektrum bozukluğu tanısı için “sosyal etkileşim/iletişim eksiklikleri” alanındaki üç ölçütten üçünün; “sınırlı ve yineleyici ilgi, davranış ve etkinlikler” alanındaki dört ölçütten en az ikisinin karşılanması gerekmektedir. OSB’li çocuklar sık sık törensel davranışlar ve stereotipik hareketler sergilemektedirler. Aynılık isteği ve rutinlere bağlılık sıklıkla gözlenmektedir. Ortamdaki küçük değişiklikler (etkinlikler, kişiler ya da düzenlemeler) onlar için problem olabilmekte, belli objelere ısrarlı ve aşırı bağlılık gösterebilmektedirler. Ayrıca tüm vücuduyla sallanma, ellerini çırpma ya da parmaklarını hareket ettirme gibi tekrarlı davranışlar sergileyebilmekte ve duyusal uyaranlara karşı aşırı ya da yetersiz tepki verme ve duyusal uyaranlarla olağandışı biçimlerde ilgilenme gibi özellikler gösterebilmektedirler. Sosyal gelişimde gerilik OSB’li çocukların çok belirgin bir özelliğidir. Küçük yaştaki OSB’li çocuklar; zayıf göz kontağı, kişilere bağlanmada problemler ve aşırı ilgisizlik gibi özellikler sergilemektedirler. Bunlara ek olarak seyrek olarak iletişim başlatma girişimleri ve başkalarının duygularına tepkisiz kalma gibi özellikler de göstermektedirler. İletişimde yaşanan problemler OSB’li çocukların problemlerinin merkezini oluşturmaktadır. İletişimdeki gerilik OSB’li çocukların hem alıcı dil hem de ifade edici dil becerilerinde görülmekte ve erken yaşlarda başlayıp, yaşamları boyunca da devam edebilmektedir. İfade edici dil becerilerindeki gerilik; konuşmanın yokluğu, gecikmiş konuşma, ekolali (tekrarlı konuşma), zamirleri karıştırma, dilin işlevsel kullanımının eksikliği ve sınırlı sözel olmayan iletişim olarak ortaya çıkabilmektedir.

Sosyal beceriler: OSB’li çocukların sosyal becerilerde yaşadıkları güçlükleri gösteren çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu güçlükler; gelişim düzeylerine uygun akran etkileşimi başlatmakta güçlük, normal dışı konuşma sesine sahip olma, göz kontağının zayıf olması, çoklu sözel olmayan davranışlar sergilemede güçlük (göz göze bakma, yüz ifadeleri, vücut duruşu, sosyal mimikler) ve duygularını, isteklerini ve başarılarını diğer bireylerle paylaşma konusunda isteksizliktir. Otizm spektrum bozukluğu olan (OSB) bireyler aynı zamanda doğal bağlamda oluşan sosyal olaylarla tipik gelişen bireylere kıyasla daha az ilgilenirler. Bir diğer özellik de sosyal etkileşimlerin sayısının, süresinin ve kalitesinin bireyin yaşına, otizminin derecesine ve ortama göre farklılaşıyor olmasıdır. OSB’li çocuklar oyun becerilerinde yaratıcılık ve hayal gücünden uzak bir davranış sergilemektedirler. Oyuncaklarla amacına uygun olmayan şekilde oynama, çocukların oyunlarına dahil olmada güçlük, istedikleri şekilde oynamaya ısrar etme gibi özellikler göstermektedirler.

İletişim becerileri: Sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerinin her ikisinde de sınırlılık OSB’li bireylerin en belirgin özelliğidir. İletişim alanında; konuşmada gecikme, anlık ya da gecikmiş tekrarlı konuşma (ekolali), ortak ilgi oluşturma, yüz ifadeleri ve mimikleri kullanmada güçlük, mekanik ve düz bir sesle konuşma, konuşmaları ilk anlamları ile anlama, deyimler ve atasözlerini kullanmada güçlük, zamirleri uygun yerlerinde kullanamama, başkalarının düşüncelerini anlayamama gibi güçlükler yaşamaktadırlar. Konuşmayı öğrenseler dahi dilin anlam boyutunda ve sosyal amaçlı olarak kullanılmasında sınırlılıklar sergilemektedirler. Karşısındaki kişiyle konuşmak yerine, karşısındakine anlatmayı tercih ederler. Konuşmayı başlatma, sürdürme ve bitirmede 14 zorluk yaşarlar. Bağlam dışında konuşma, soru sorma ve sorulara cevap vermede güçlük gibi sınırlılıklar yaşamaktadırlar.

Bilişsel beceriler: OSB’li çocukların bilişsel becerileri otizmin derecesine göre farklılıklar göstermektedir. Birçok araştırma OSB’li bireylerin sembolik oyun oynama, karşısındakinin yüz ifadesini, duygularını ve bakış açısını anlama gibi bilişsel becerileri öğrenmede güçlük yaşadıklarını göstermektedir. Bu nedenle bilişsel becerilerin öğretimine yönelik programlar becerinin kendisinden daha çok strateji öğretimi ve problem çözme üzerine odaklanmaktadır. OSB’li çocukların bilişsel özelliklerine yönelik pek çok çalışma bulunsa da bu becerilerin OSB’li çocuklara öğretimi oldukça zordur. Sözel performans gerektiren bilişsel becerilerden çok görsel performans gerektiren bilişsel becerileri daha kolaylıkla yerine getirebilmektedirler.

Duyusal ve motor beceriler: OSB’li bireylerde kendine has duyusal bazı özellikler görülmektedir. Bu özellikler; bir nesne ya da olaydan aşırı derecede etkilenme (pencereden içeri giren ışığı izleme), aşırı hassasiyet gösterme (yüksek seste kulaklarını kapatma), duyusal uyaranlara aşırı tepki verme ya da hiç tepkide bulunmama, bir nesnenin bir yönüyle sürekli olarak ilgilenme ve duyusal-algısal bozulmalar sergilemektir. Motor becerilerde sınırlılıklar OSB’li bazı bireylerde görülen bir özelliktir. Motor becerilerde yaşanan problemler istemli ve istemli olmayan hareketlerde görülmektedir. İstemli hareketler planlama, koordinasyon ve amaç odaklı hareketleri içermektedir. OSB’li bir bireyin bir hareketi istemli ya da istemsiz yaptığını anlamak zor olduğundan, her iki alanda yaşanan problemlerin değerlendirmeye alınması gerekmektedir.

KAYNAKÇA

American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (Fifth Edition). Arlington, VA, American Psychiatric Association.

Baranek, G. T. (2002). Efficacy of sensory and motor interventions for children with autism. Journal of Autism and Developmental Disorders, 32, 397–422.

Kasari, C., ve Sigman, M. (1997). Linking parental perceptions to interactions in young children with autism. Journal of Autism and Developmental Disorder, 27, 39-57.

Rutter, M., ve Schopler, E (1987). Autism and pervasive developmental disorders: Concepts and diagnostic issues. Journal of Autism and Developmental Disarders, 17, 159-186.

Schopler, E., ve Mesibov, G. B. (1986). Introduction to social behavior in autism. In E. Schopler ve G. B. Mesibov ( Eds.), Social behavor in autism (pp. 1-11) New York: Plenum

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com

 



444 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
ADDICTION - 12/12/2021
Addiction is defined as taking a substance to achieve a certain effect, continuing to take the substance despite the physical, mental or social problems that arise in this process, and increasing the amount of the substance to achieve the same effect
TREATMENT MOTIVATION - 03/12/2021
Being motivated means taking action to do something. Motivation is recognized as a key factor in psychological treatments.
 Devamı