Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
AİLE VE EŞ TERAPİLERİ
02/05/2021

 

Aile, birbirlerine kan bağı, kanuni ve duygusal bağlarla bağlı kişilerden oluşan belirli belirli işlevlere sahip insan grubudur.

Aile ve eş terapileri psikolojik sorunları ilişki bağlamında içerisinde ele alan modern tedavi uygulamalarıdır. Aile ve eş terapilerinde bireysel olarak eşlerin, aile üyelerinin yanı sıra aile sisteminin kendisiyle de uğraşılmaktadır. Aile, evlilik ve eş terapileri aile sisteminin yapı ve işlev bozuklukları ile ilgilenmektedir. Evlilik terapisi veya eş terapisi, eşler arasında evlilik kurumu içinde yaşanan sorunları aşmaya yönelik bir terapiden söz edilmektedir. Evli olmanın ruhu, danışmana başvuran çiftlerin çoğunda ileri derecede bozulduğu için başlarda ilk halledilmesi gereken sorun genellikle bozuk iletişimdir. Bu sebeple iletişimin onarılması, terapinin yürüyebilmesi ve evli olmaya ilişkin bir anlayışı yakalayabilmek için önemlidir. Başlangıçta prosedürden, genel kabullerden hareket etme ve öncelikli olarak evlilik ruhunu arama iletişimin onarılmasını sağlamamaktadır. Bu sebepledir ki çoğu çift psikoterapiye boşanmanın ortaya çıktığı bir noktada başvurmakta ve taraflardan biri genellikle psikoterapi için gönülsüz olmaktadır. Bu gönülsüzlük danışmanla iş birliği arayışı içinde olunmadığını açıkça sergileyen davranışlarla terapiye de yansıyabilmektedir. Bu durumda eşler arasındaki iletişimin onarılmasından önce gönülsüz olan tarafla iletişim kurmak gereklidir. Her iki tarafla dengeli bir iş birliği yakalanmasının ilk adımı için bu şarttır. İş birliği motivasyona bağlı olmakta ve bu gibi durumlarda güçlendirilmesi gerekmektedir. Motivasyonu arttırmak içinde olumlu yaşantılara önem verilmesi ve kurulan ilişkide geçmişten itibaren var olan duygusal bağları tazeleyici bir görüşmenin yapılması faydalı olmaktadır.  

Aile terapisinde sadece eşleri değil, çocukları hatta geniş ailelerde akrabaları da kapsayan insanlarda ortaya çıkmış veya aile üyelerini ilgilendiren sorunlara yönelik terapi yapılmaktadır. Aile yapısı ve bağları yardım arama davranışından bağımsız olmamaktadır. Aile bağları, aile üyeleri yardım aramadan çok önce kurulmaktadır. Dolayısıyla terapi aile olma ruhunun sürekli hissedildiği bir atmosfer içinde yürümektedir.

Aile terapisini belirleyen en önemli öge, yaşanan sorunların ve çözümlerinin aile kavramı ve kapsamı içerisinde yerini bulmasıdır.  Aile ve evlilik terapilerinde, bir aileyi veya evliliği ayakta tutanın ne olduğunu, nasıl oluştuğunu belirlemek önemli olmaktadır.

Aile insanoğlunun hayatta kalması, büyümesi ve gelişmesi için doğal bir ortam oluştururken, aynı zamanda sorunların ortaya çıktığı, şekillendiği yapılar olarak görülmektedir. Yaşanan sorunların doğurduğu sonuç, ailenin sağlıklı olmaktan çıkması hatta dağılması olabileceği gibi bir aile üyesinin sorunlu hale gelmesi, hastalanması da olabilmektedir.

Birçok insan evliliğin ve ailenin istenen şekli ve yapıyı kazanmasının uzun süre aldığını, gerçek bir aile olabilmek için evlendikten sonra bir hayli emek harcanması gerektiğini düşünmektedir. Birliktelikler için emek harcamak gerekir ancak dışarıdan bakıldığında pek çok evli çiftin ve yakınlarının ailenin yapısını aşındırmak için emek harcadığı izlenimine kapılmak mümkündür. Ailenin yapısını belirleyen dinamikler aslında evliliğin kuruluşundan önce ortaya çıkmaktadır. Geçmişte aile yapılanmasında evliliğin kutsallığı ve bu kutsallığa erişme isteği önemli bir motivasyonken, günümüzde evliliklerin başlangıcında koşullarla uyumsuz bireysel beklentiler ve hayaller yer almaktadır. Kimi zamanda aile baskısından kurtulma, eşin çevresi aracılığı ile iyi bir iş bulma gibi daha gerçekçi ve somut istekler rol oynamaktadır. Örneğin kişinin özgürleşmek ve geleneksel evlilik anlayışından kopuk kendi evcilik oyununu kurma, başka insanlardan geri kalmama isteği, aileden kaçma motivasyonu evliliğin başlamasındaki temel dinamik olabilmektedir. Günümüzde artık zor olan aileyi kurmak değil, kuruluşundaki dinamiklerle sürdürebilmek ve yola devam edebilmektedir.

Evliliğin başında ortaya çıkan dinamikler sonradan kendiliğinden kolay bir şekilde değişmemektedir. Bu dinamiklerin değişmesi demek çoğu zaman o evliliğinde dağılması anlamına gelmektedir. Evliliğin gidişi içinde bu dinamiklere bağlı ortaya çıkan çeşitli olaylara şahit olunmaktadır. Aynı dinamikler ve bozuk yapılanma nedeniyle çatışmalar değişik biçimlerde tekrar etmektedir. Temel dinamikleri perdeleyen güncel sorunlar nedeniyle yaşanan olaylar yeni bir durumun sonucu gibi yansıtılmaktadır. Oysaki aile hayatında bunlar çoğunlukla şekil değiştirmekte, aynı temel dinamiklerin ve etkileşimlerin farklı sonuçları ve görüntüleridir. Bu dinamikler daha üst sistemlerden, örneğin toplumsal dinamiklerden, ekonomik yapıdan, kültür, gelenek, görenek, adet gibi faktörlerden etkilenmekte ve onlar tarafından dönüşüme uğratılmaktadır.  Eş ve aile terapileri çoğu zaman her şeyi düzeltmek yerine daha kabul edilebilir gerçekçi dengelerin kurulması amacını gütmektedir.

 

KAYNAKÇA

Ackerman, N. (1962). Family psychotherapy and psychoanalysis: The implications of a difference. Family Process, 1(1), 30–43.

Metcalf, L. (2011). Marriage and family therapy: A practice-oriented approach. New York: Springer Pub.

Olson, D. H. (2000). Circumplex Model of Marital and Family Systems. Journal of Family Therapy, 22(2), 144–167.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com



175 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı