Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
X, Y ve Z KUŞAĞI
04/07/2021

 

Kuşaklar kişiler tarafından seçilebilen veya herhangi bir kuşağa ait bir kişinin bulunduğu kuşağın özelliklerinin farkında olduğu gruplar değildir. Kuşakların oluşması daha çok ortak tarihsel zamanı paylaşan yaş guruplarının konumuna dayanmaktadır. Jenerasyon üyeleri doğmakta, okula başlamakta, çocuk sahibi olmakta, hemen hemen aynı yaşlarda emekli olmaktadırlar. Bununla birlikte teknolojik bir gelişme yaşandığında, sosyal değişiklikler yaşandığında veya savaşlar olduğunda veya hepsi birbirine yakın yaştadırlar. Bu değişimler de çoğunun hayatında benzer değişimlere ve bunun sonucu davranış özelliklerine neden olmaktadır.

X KUŞAĞI (1961-1980)

X kuşağı, ekonominin düşüşe geçtiği ve bambaşka değerler sisteminin inşa edildiği bir dünyada yetişti. İletişim becerileri ve teknoloji bilgisi söz konusu olduğunda genellikle e-mail takibi, online iş araştırma gibi genel becerilerle sınırlı olmaktadır. İş iletişim becerileri ve network geliştirme konularında tam donanımlı olmaktadırlar. Bu nedenle yeni bir iş bulma konusunda hiç zorlanmamaktadırlar. X kuşağı kendilerini geliştirmeye ve çalıştıkları organizasyonda kültürel ve küresel değerler olmasına önem vermektedirler.

Amaç odaklıdırlar ve çalıştıkları organizasyonda bir fark yaratmak istemektedirler. İş ve yaşam dengesine inanmakta, bütün işleri çalışma günlerine sıkıştırmaya çalışmaktadırlar. Sadakat duyguları duruma göre değişmekte, daha iyi kariyer imkânları aramaktadırlar (Mengi 2009). Çoklu iş yürütmeye çalışmakta, yalnız çalışmak istemekte, onaylama ve onaylanmaya önem vermekte, amaçlarını gerçekleştirmek için ofis politikasını, iş koşullarını değiştirmektedirler. Bu yaş aralığında, ebeveynlerinin boşanmalarına tanık olan ilk grup olmalarının sonucu olarak yabancılaşma hissine sahip olmaktadırlar. Elmore’a (2011) göre X kuşağı üyeleri kendisi dışındaki kuşakları anlamak için çaba harcamamaktadırlar.

Y KUŞAĞI (1980-2000)

Y kuşağı, terörizm ve doğal afetlerin korkutucu yeni gerçekler haline geldiği ve ortaya çıkan AIDS, obezite gibi rahatsızlıkların endişe edilecek hale geldiği bir dönemde yetişmişlerdir. Ayrıca bu dönem siyasi, ekonomik ve teknolojik değişimlerin önceki dönemlere göre çok daha hızlı olduğu bir zaman aralığı olmaktadır. Yaşamlarının genellikle hızlı ve son derece yoğun olmasının nedeni bu kadar hızlı değişimin olduğu ortamlarda yetişmeleri olarak düşünülmektedir.

Y kuşağı önceki kuşaklara göre daha küçük yaşlarda kendi kararlarını vermek ve birtakım işlerini kendileri yapmak zorunda kalmışlardır. Ayrıca bazı Y’lerin istediklerine ulaşabilmek için hile yoluna da başvurma eğilimleri olduğu bilinmektedir. Sık sık hızlı karar vermek zorunda kalmaları veya sahip olduklarını çok hızlı bir şekilde kaybetme risklerinin olması bu eğilimin nedenini açıklayabilmektedir.

Y kuşağı eğitimi başarının anahtarı olarak görmektedirler. Bunun göstergesi olarak günümüzde, giderek artan üniversite sayıları, mesleki kursların önceki yıllara göre daha fazla ve çeşitli olması, yüksek lisans yapan kişi sayısının önceki yıllara göre daha fazla olması gösterilebilmektedir.

Y kuşağının gelecek beklentileri hakkında konuşma, kariyer geliştirme olanaklarını değerlendirme ve kariyerlerini planlamalarına yardımcı olmanın onların motivasyonu üzerinde oldukça önemli katkılarının olduğu bilinmektedir.

Ayrıca yeni bir işin onlar için daha yararlı olacağını gördükleri zaman iş değiştirmekten de çekinmemektedirler. İş hayatında esnek çalışma saatleri, tatil imkânları olmasını beklemektedirler. Ayrıca işte bulundukları zamanı, otoritenin verdiği işi sorgulamadan yapmak yerine takdir edildikleri ve ilgilerini çeken projelerle zevk alarak geçirmek istemektedirler.

Bunlara ek olarak Y kuşağının belki de en önemli özelliği teknolojiyle olan yakınlığıdır. Y kuşağının 80’li yıllarının başında doğan ilk temsilcilerinin çoğu çocukluk dönemlerinde teknoloji bakımından renkli televizyon ve birden fazla kanal kısmıyla tanışabildilerse de 90’lı yıllarda oldukça hızlı olan gelişmelere onlar da o kadar hızlı bir şekilde uyum sağlamaktadırlar. Bunlardan belki en önemlisi de Windows işletim sisteminin yaygınlaşmasıyla bilgisayar kullanımının kolaylaşması ve evlerdeki kişisel bilgisayarların giderek artması olmaktadır. Bunu daha sonra da internet kullanımının yaygınlaşması, cep telefonunun kişisel kullanıma sunulması izlemektedir. Günümüzde teknoloji, Y kuşağının hayatının doğal bir parçası haline gelmektedir. Y kuşağı üyeleri için, bloglardan yemek tarifi öğrenmek, müzikleri cd çalar yerine ipod’dan dinlemek, ödev araştırması yaparken kütüphaneye gitmek yerine Google’ı kullanmak, günlük yazmak yerine blog yazmak olağanüstü davranışlar olmamaktadır.

Z KUŞAĞI

Türkiye’de ve Dünya’da 2000 yılından sonra dünyaya gelen bireylerin farklı bir kuşak oluşturdukları bilinmektedir. Bu kuşağa Kristal Nesil, Derin Duygusal kuşak olarak da adlandırılmaktadırlar.

Kuşakların oluşumunda Dünyadaki toplumsal ve mali olaylar belirleyici olmaktadır. Z kuşağı da bu belirleyici etmenlerin şekillendirmesi ile oluşmaktadır. Televizyonun yaygınlaşmasına, özel yayın kanallarının açılmasına tanıklık eden Y kuşağı, Z kuşağının ebeveyni olmaktadır. Z kuşağı ise cep telefonlarının olmamasını tasavvur bile edememektedir. Özel kanalların kuruluşunu büyük bir hayranlıkla izleyen Y kuşağına karşın Z kuşağı kendi yayın ağlarının, sosyal ağların ve internetin içinde bulmaktadır.

Z kuşağı sosyal medya aracılığıyla tüm dünya ile iletişime geçebileceğinin farkındadır. Bu kuşak bireyleri istediği bir durumu kendi özellikleri ve ilgilerine göre belirleyebilmektedirler. Diğer toplumları ve kültürleri keşfetmede kendi tercihleri ve merakları doğrultusunda hareket etmektedirler. Sosyal medyada kendilerine sanal bir dünya yaratmaktadırlar. Sosyal medyada kendi ilgi alanlarına hitap eden platformlar ve çok uzaklarda bile olsa kendi gibi düşünen insanlar keşfetmektedirler. Bununla da yetinmeyip kendi kanalını, sitesini oluşturup kendi duruşunu ifade etmektedirler. Kısa sürede milyonlarca akranı tarafından takip edilen bir birey ve milyonlarca hayranı tarafından ben de bir gün yapabilirim diye izleyen genç, kendi küresel ve özgün kendine özgü kuşağı oluşturmaktadır.

Z kuşağı istedikleri zaman ulaşabilecekleri bilgiyi elde etme konusunda diğer kuşaklara göre imkânı ve olanakları daha fazla olan kuşaktır. Buna karşın bu kuşağın yenilikçi yaklaşımları sadece coğrafik maceralara atılmak ve evrensel bilgiyi de sadece kendi şahsi hayatlarına katmaya çalışmaya dayanmaktadır.

Gelişen teknolojinin faydalarını kullanabilen Z kuşağı bilgiyi, kendinden önceki kuşakların sahip olmadığı süratle elde etmektedir. Yeni bilgiler öğrenmek için kâğıt üzerinde kaynak taraması yapabilen Y kuşağına nazaran Z kuşağı öğrenmek istediği bilgiyi farklı dillerde yeterliliğini kanıtlamış kaynaklardan elde edebilmektedirler.

Z kuşağının diğer kuşaklardan en önemli farklarından biri ise kuşkusuz hızdır. Genel olarak teknolojinin onlar için sağladığı kolaylıkların en başında hızın geldiği söylenmektedir. Hızlı yemek yiyen, hızlı öğrenen, hızlı sosyalleşen, bu nesil her şeyi olabildiğince hızlı yapmak istemektedir. Genel anlamda “yarar” ilkesini gözettikleri ve gerçekçi oldukları da gözlemlenen bu nesil hızın onlara yarar sağladığı gerçeğinin bilincinde olmaktadır.

Pragmatik-realist (yararcı- gerçekçi) özelliklere sahip oldukları düşünülen Z kuşağı için teknoloji normal yaşamın sıradan bir parçasıdır. Çünkü onlar için teknoloji hep vardı. Mevsimler gibi değişen, insanlar gibi gelişen bir öge kadar da sıradandır. Sosyal medya ile sınırlandırılamayacak kadar işlevsel olan teknolojiden yaşamın her alanında yararlanmak gerektiği çok açık bir gerçektir.

Z kuşağının ortak özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: Farklı sosyal gruplarla çabuk ilişki kurabilmekte, akıllı telefonlarıyla her yerden her zaman sosyal bir grubun parçası olmaktadırlar. Teknolojik ilerlemelere, ekonomiye, haksızlığa ve adaletsizliğe diğer kuşaklardan çok daha fazla duyarlıdır. Bilgiye kolay ulaşabilmelerinin getirdiği hız onları daha özgüvenli ve başarı odaklı bir yaşam alanı oluşturmaya itmektedir. Onlar dijital dünyanın ‘yerlileri’ olmanın getirdiği rahatlıkla birbirleriyle e-mail, emoji, ikon ve görüntülerle kendi iletişim jargonunu oluşturmaktadır.

Bu kuşak el, göz, parmak faaliyetlerini içeren psikomotor faaliyetleri en etkin kullanabilen nesil ancak sonuç odaklı, tatminsiz ve tüketim eğiliminde olduklarını da söylemek gerekmektedir. Hızla elindeki işi bitirip başka bir işe başlamak istemektedirler. Bireysel hız da bu anlamda bu kuşakta hiçbir kuşakta olmadığı kadar belirleyicidir. Z kuşağının iş hayatına başlamasıyla birlikte yöneticilere çeşitli öneriler sunulduğu görülmektedir.

 

KAYNAKÇA

Acar, G. (2010). X kuşağı iktidarı.

Akdemir, A., & Konakay, G. (2014). Y kuşağının kariyer algısı, kariyer değişimi ve liderlik tarzı beklentilerinin araştırılması. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Yönetim Araştırmaları Dergisi, 2(2)

Altuntuğ, N. (2012). Kuşaktan kuşağa tüketim olgusu ve geleceğin tüketici profili. Organizasyon ve Yönetim Bilimleri Dergisi, 4(1), 203-212.

Elmore, L. (2011). Competing for jobs when you’re up against your mum, your grandpa, and your pers. Women In Business, Summer, 37-39.

Hammill, G. 2005. Mixing and managing four generations of employees. FD Magazine Online, 12(2), fdu.edu/newspubs/magazine/05ws/generations.htm.

Kowske, B. J., Rasch, R., & Wiley, J. (2010). Millennials’(lack of) attitude problem: An empirical examination of generational effects on work attitudes. Journal of Business and Psychology, 25(2), 265-279.

Montana, P. J., & Petit, F. (2008). Motivating and managing generation x and y on the job while preparing for z: A market oriented approach. Journal of Business & Economics Research, 6(8), 35-39.

Mengi, Z. (2009). İş başarısında kuşak farkı. Erişim Yeri: www. kigem. com/content. asp.

Reisenwitz, T. H., & Iyer, R. (2009). Differences in Generation X and Generation Y: Implications For The Organization And Marketers. Marketing management journal, 19(2).

Zhang, K., & Bonk, C. J. (2010). Generational learners & e-learning technologies. In Handbook of research on practices and outcomes in e-learning: issues and trends (pp. 76-92). IGI Global.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com

 



223 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı