Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
ROMANTİK KISKANÇLIK
19/09/2021

 

Kıskançlık, önem verilen bir kişiyle ilişkinin bozulması ya da tehlikeye girmesiyle artan kızgınlık, mutsuzluk ve korku duygularının birleşimiyle açığa çıkan sapkın bir duygu durumu olarak tanımlanmaktadır. Bizim için önemli birisinin ilgisini kaybetme korkusu ve bir başkasına yöneltilmiş ilginin tehdidine karşı verilen tepkidir. Kıskançlık, dört tanımlayıcı bileşenden oluşmaktadır. Bunlar durum, düşünce ve algılar, duygusal durum/durumlar ve davranışlardır.

Kıskançlık; öfke, korku, üzüntü gibi duygusal bileşenlerden oluşmaktadır. Kıskançlık hem korkunun hem de öfkenin temel duygularını içermektedir. Kıskançlığın öfke bileşeni, başkalarının sevgi ve ilgisinde konumu koruma ve güvende olma girişiminde engellenmiş hissetmenin sonucudur. Öfke, kıskançlık deneyiminde genellikle asıl duygudur. Kıskançlık gerçekliğe dayandığında, patoloji yoktur, yine de öfkeyle baş etmemiz gerekmektedir. Fakat, kıskançlık gerçekliğe dayanmadığında, kişinin karakterinin temel bir özelliği olduğunda genellikle felaketle sonuçlanmakta ve üstesinden gelinmesi oldukça zor olmaktadır.

Kıskançlık kavramının tanımını ele alırken, haset ile arasındaki farktan da bahsetmek önemlidir. Kıskançlık ve haset, ayrı ve farklı duygulardır, ancak günlük konuşmada birbirleriyle karıştırılmaktadırlar. Kıskançlık ve haset özünde aynı duygular topluluğunun iki alt türü̈ olarak değerlendirilmekte, fakat bu iki duygunun bileşimleri ve derecesi açısından farklılıklar olduğu varsayılmaktadır. Haset, kişinin arzuladığı bir şeyin kendisine değil de başka bir kişiye haz verdiği düşüncesinin neden olduğu, içinde öfke barındıran bir duygu olarak tanımlanmaktadır. Kıskançlık da hasetten kaynaklanır, fakat öznenin en az iki kişiyle ilişkisi olması gerekmektedir. Özne, hak etmiş olduğu sevgiyi rakibine kaptırdığına veya kaptırma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını düşünmektedir.

Algılanan tehditlere karşı koruyucu bir tepki olarak gelişen kıskançlık, kişinin sahip olmadığı bir şeyi arzu ettiği hasetten farklıdır. Kıskançlıkta kişi, kendisine ait olanı korumaktadır. Değerli bir romantik ilişki tehdit edildiğinde ortaya çıkan cinsel kıskançlık; kardeş rekabeti ve öğrenci-akademik danışman ilişkileri gibi diğer değerli ilişkiler tehdit edildiğinde verilen tepkilerden farklıdır.

Kıskançlığın tetiklenmesi için belirli bir düzeyde kıskançlık eğilimi de olması gerekmektedir. Kıskançlığın farklı şekiller ve farklı yoğunluk düzeylerinde görülse de kıskançlık eğiliminin olması ya da belirli bir olayın tetiklemesiyle ortaya çıkmaktadır. Partnerin arkadaşları ve sosyal etkileşimleri hakkındaki bilgilere maruz kalmak veya kıskançlık eğilimi fazla olan birine göre, partnerinin yanından geçen çekici bir yabancıya bakması gibi bir durum dahi kıskançlığı tetikleyebilmektedir. Bununla birlikte rakip özellikleri açısından erkekler rakipleri sosyal baskınlık, fiziksel baskınlık ve sosyal statü bakımından yüksek olduğunda kıskançlık bildirirken; kadınlar, kadın rakipleri fiziksel olarak çekici olduğunda daha fazla kıskançlık bildirmektedirler. Romantik partnerler, arkadaşlarının aksine rakip yabancılardan romantik tehditler algılandığında daha fazla kıskançlık yaşama eğiliminde olmaktadırlar.

Kıskançlığı tetikleyen dört durum kümesi tanımlanmaktadır. Partner bir başkasına ilgi gösterir, bir başkası partnerine ilgi gösterir, bir önceki ilişkisindeki partner hakkında konuşur veya onunla görüşür, kuşkulu olayların yaşanmasıdır. Bununla birlikte, bir başkasıyla dans etmek veya başka biriyle flört etmek gibi birçok davranış, kıskançlığa neden olan ortak davranışlar olarak tanımlanabilmektedir. Kültürün de etkisiyle bir kişinin kıskançlık eğilimi farklı düzeylerde kendini göstermektedir.

Kıskançlık çiftler arasındaki karşılıklı etkileşimin niteliğinden kaynaklanmakta ve kıskançlık sorunun sürmesinde yine karşılıklı etkileşimin niteliği önemlidir. Kıskançlığa neden olan endişeleri yönetmek için, kıskanç partner, küstah, meraklı veya saldırgan olabilmektedir. Zamanla bireyler kutuplaşmaktadır. Kıskanç kişi tetikte olma ve güvensizliğe, diğeri ise gözetim altında olmaya, gizliliğe ve kine yerleşmektedir.

Yaşın kıskançlıkla anlamlı bir şekilde ilişkili olduğunu, yani kıskançlığın yaşla azaldığı bilinmektedir. İlişki deneyimi romantik kıskançlığı yordamakta, bu tecrübeye sahip erkeklerin, ilişki tecrübesi olmayan erkeklere göre eşlerinin cinsel sadakatsizliği konusunda daha fazla sıkıntı yaşamaktadırlar. Ayrıca geçmiş bir ilişkide aldatma gerçekleştiğinde sonraki ilişkide daha yoğun kıskançlık yaşanmaktadır.

Kıskançlık duygusu kişilerarası ilişkiler içinde yer almaktadır. Bu da iletişimin; kıskançlık duygusunu açığa çıkarabileceğini, onarabileceğini ya da kötüleştirebileceğini göstermektedir. Örneğin, eşlerinin başka birine fazla dikkat ettiğini fark eden bireyler ihmal edilmiş ve kıskanç hissedebilirler, bu yüzden kıskançlık kişilerarası bir olgudur. Yalın bir ifadeyle; romantik kıskançlık kişilerarası problemlerle ilişkilidir. Kişilerarası problemler romantik kıskançlığı arttırabilmekte ya da azaltabilmektedir.

KAYNAKÇA

Clanton, G. (2006). Jealousy And Envy. In Handbook of the Sociology of Emotions. Boston, MA: Springer, 410-442.

Scheinkman, M., & Werneck, D. (2010). Disarming Jealousy In Couples Relationships:A Multidimensional Approach. Family Process, 1(49), 486-502. doi:10.1111/(ISSN)1545-5300

Strong, D. R., Breen, R. B., Lesieur, H. R., ve Lejuez, C. W. (2003). Using The Rasch Model To Evaluate The South Oaks Gambling Screen For Use With Nonpathological Gamblers. Addictive Behaviors, 28(8), 1465- 1472.

Veereshwar, S. A. (1983). Jealousy and The Abyss. Journal of Humanistic Psychology, 23(2), 70-84.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com

 

 



131 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı