Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)
18/10/2021

 

Son dönemde Türkiye’nin sosyoekonomik seviyesinin gelişim göstermesiyle ebeveynlerin çocuklarına gösterdikleri ilgi, dikkat ve özen de artmış bulunmaktadır. Çocukların davranışları bilinçlenen ebeveynlerle birlikte uzmanlara danışılan bir husus haline gelmektedir. Bu çerçevede, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ve diğer birçok bozukluk daha sık bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Daha önceden dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunu çocukları için pozitif bir değer olarak gören ve bozukluğa ilişkin davranışların çocukların zekâsından ileri geldiğini düşünen ebeveynler, hâlihazırda anılan rahatsızlığı daha yerinde ve temkinli bir şekilde değerlendirmektedir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), nörogelişimsel bir bozukluk olarak tanımlanmaktadır. Çocuklukta yaygın bir şekilde görülen önemli oranda bilişsel, ailevi, sosyal ve davranışsal zayıflığa ilişkin kalıtsal bir bozukluktur. DEHB, sosyal ve aile hayatındaki bilişsel ve davranışsal işlevleri etkilemekte, dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtilerine rastlanan bir nörogelişim bozukluğu olarak nitelenmektedir. Anılan bozukluğun temel nitelikleri dikkat ve odaklanma sürelerinin kısa olması, çocukların engellenmesine dönük denetim eksikliği dolayısıyla tutum ve davranışlarda meydana çıkan kontrolsüz atak hali ve huzursuzluk olarak da ifade edilmektedir.

Günümüzde de kullanılmakta olan DEHB belirtilerinden aşırı hareketli, odaklanma sorunu yaşayan, öğrenme güçlükleri ve davranış bozukluklarına eski tarihlerde de belirtilmektedir. Bu bozuklukta çocukların aşırı hareketli, dürtüsel, odaklanma ve dikkat problemleri ile duygu durum semptomları sergilediği ve özel öğrenme güçlükleri yaşadığı belirtilmektedir.

Erkek çocukları kızlara nispeten DEHB’den daha çok etkilenmektedir. Rahatsızlığın adı beyin fonksiyonunda meydana gelen ufak bir işleyiş kusuru şeklindeki Minimal Beyin Disfonksiyonu olarak belirlenmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün sınıflandırma sistemi olan Hastalıkların Uluslararası Sınıflandırılması ICD-10 (International Classification of Diseases) çalışmasında hiperkinetik bozukluk olarak nitelenen DEHB, “Bu grup bozukluklar, erken başlayan, aşırı faal, dürtüsellik ve bir işe ilgiyi sürdürmede göze çarpan zayıf davranış ayarı ve bu davranışsal özelliklerin yaygın olmayan bir durum sergilemesi ve zaman için de devamlılığının olduğu bozukluklar” olarak nitelenmektedir.

Odaklanamama ve dikkatin toparlanmasında güçlük ile kolaylıkla dağılabilmesi, oyuncaklarını ve eşyalarını kaybetme ve düzensizlik gibi semptomlar dikkat probleminin bulunduğunu ortaya koymaktadır. 

Dikkat eksikliği probleminin özellikleri şöyle sıralanmaktadır:

- Detaylara dikkat hususunda genellikle başarısızdır. Okul, iş veya farklı faaliyetlerde dikkatsizlikleri nedeniyle hatalar yapar.

- Verilen görevlerde ve oyunlarda genellikle dikkatini toplamakta ve devam ettirmekte zorluk yaşar.

- Kendisiyle direkt olarak konuşulduğunda genellikle dinlemez görülür.

- Oyun, iş vs. konusundaki talimatları genellikle baştan sona takip etmez.

- Görevler ya da faaliyetleri düzenlemekte genellikle güçlük çeker.

- Okul ya da ev ödevleri gibi uzun süre ve bilişsel emek gerektiren görevlerden genellikle hoşlanmaz, yaparsa da gönülsüzce yapar.

- Görevleri ya da etkinlikleri için gereken oyuncak, okul ödevi, kalem, kitap vb. araçları genellikle kaybeder.

- Harici uyaranlar genelde kolaylıkla dikkatini dağıtır.

- Günlük faaliyetlerinde genellikle unutkandır.

DEHB teşhisi konulmuş çocuklar yaşıtlarıyla kıyaslandığında daha hareketli olmaktadır. Çocukların bu hareketlilikleri okul arkadaşlarıyla, ailede kardeşleri ve ebeveynleriyle problem yaratabilmektedir. Çocukların davranışları, aşırı hareketlilik, sabit duramama, sürekli hareket halinde olma, huzursuzluk ve her daim acelesi varmış gibi hareket etme biçiminde kendisini göstermektedir. Bu aşırı hareketlilik ve huzursuzluk çocuklar oturtulmak istendiğinde daha da artmaktadır.

DEHB tanısı almış çocukların normal çocuk gelişim seviyesine uymayacak kadar hiperaktif oldukları gözlemlenmektedir. Okul öncesi dönemdeki belirtileri çoğunlukla eşya ve mobilyaların üzerinden atlama, sakince oyun oynayamama, evde sürekli koşma şeklinde gerçekleşmektedir. Okul döneminde ise söz konusu belirtiler azalmakla beraber, sınıfta oturamama, sıra beklemekte zorlanma ve sıklıkla ayağa kalkma şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Ellerinde devamlı bir şeylerle oynayan, ellerini ve ayaklarını sallayan DEHB tanısı almış çocuklar, çok konuşmakta, sınıf ortamındaki aktiviteler esnasında sesler çıkarmak suretiyle dikkat çekebilmektedirler.

Hiperaktivite kriterinin özellikleri şöyle sıralanmaktadır:

- Sık sık eller veya ayaklarla kıpır kıpırdır veya koltukta kıvranır.

- Genellikle sınıfta veya oturarak kalmanın beklendiği diğer durumlarda oturduğu yerden ayrılır.

- Uygunsuz durumlarda sıklıkla koşar veya aşırı tırmanır (ergenlerde veya yetişkinlerde, öznel huzursuzluk duygularıyla sınırlı olabilir).

- Genellikle boş zaman faaliyetleri sırasında sessizce oynamakta veya bunlara girmekte güçlük çeker.

- Genellikle “hareket halindeyken” veya “bir motorla sürülüyormuş gibi” davranır.

- Genellikle aşırı konuşur.

DEHB teşhisi konulmuş çocuklar dürtüsellik bağlamında, davranışı kontrol etmede güçlük, taleplerini anında isteme, acelecilik ve düşünmeden hareket etme gibi davranışlar sergilemektedir. Çocuklar başkalarını rahatsız edebilmekte, laf arasına girebilmekte veya zararlı davranışlarda bulunabilmektedir. Sabır ve düzen gerektiren etkinliklerde zorlanan çocuğun dürtüselliği, diğer çocuklarca itinasız, sorumsuz ve kaba olarak tanımlanabilmektedir. Dürtüsellik ayrıca, çocukların kendilerine ve çevresindekilere zarar vermelerine, kazalara neden olabilmektedir.

Dürtüsellik kriterinin özellikleri ise şöyle sıralanmaktadır:

- Genellikle sorular tamamlanmadan cevapları bulanıklaştırır.

- Genellikle dönüşü beklemekte güçlük çeker.

- Sık sık başkalarını rahatsız eder veya sohbetlere veya oyunlara izinsiz girer.

KAYNAKÇA

Barkley, R.A. (2006). Primary symptoms, diagnostic criteria, prevelance, and gender differences. In R.A. Barkley (Ed.), Attention-deficit hyperactivity disorder. A handbook for diagnosis and treatment. New York: The Guildford Press.

Deault, L.C. (2010). A Systematic Review of Parenting in Relation to the Development of Comorbidities and Functional Impairments in Children with AttentionDeficit/Hyperactivity Disorder (ADHD). Child Psyshiatry Hum Dev 41, 168-192.

The ICD-10 Classification of Mental and Behavioural Disorders. World Health Organization, http://www.who.int/classifications/icd/en/bluebook.pdf, p: 206-207, (Erişim: 28.11.2020)

Waite, R. ve Ramsay, J.R. (2010). Adults With ADHD: Who Are We Missing Mental Health Nursing. 31, 670-678.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com

 

 



88 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı