Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
SUÇLULUK DUYGUSU
07/04/2022

 

Suçluluk duygusu iyi midir yoksa kötü mü?

Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır. Bazı insanlar hiçbir şey yapmasa bile zamanında o kadar çok suçlanmışlardır ki, her olayda kendini suçlarlar. Geriye dönüp bakıldığında, kişinin aile yapısında mükemmeliyetçi ve cezalandırıcı bir ebeveyn tutumuyla o kişi her zaman eleştirilmiş, suçlanmış ve doğruları görülmemiştir. Kişi bir tek hatasında direk suçlanmıştır. Bu tarz kişiler ilerleyen dönemlerde başlarına ne gelirse gelsin önce kendilerini suçlarlar. Bir yerden sonra da gerçekten hatalı mı yoksa değil mi ayrımını yapamamaktadır.

Suçlayan, eleştiren ve aşağılayan bir aile yapısından gelen kişi öncelikle bu durumla yüzleşmelidir. Bu yaşadığımız sorunlarda cevabını bulamadığımız birçok soruya kaynak olmaktadır.

Eleştiriye gelemeyen veya onay odaklı yaşayan bireyler en küçük eleştiride kendilerini suçlamaya meyilli hale gelmektedirler. Bu kişiler herkes tarafından kabul görmek istediği için en küçük eleştiride otomatik olarak ciddi alıp ona göre davranmaya çalışırken, kendi kişiliği ve benliği ile çatışmış hale gelebilir. Çocuk sürekli başkalarına iyi görünmek veya anne babanın uzantısı gibi onların istediği gibi davranmak arasında sıkışıp kaldığı için büyüdüğünde yani yetişkin olduğunda da buna uygun davranmaya çalışır. Bundan kaynaklı bir süre sonra bir şeyi ben mi istiyorum yoksa karşıdakiler mi istiyor ayrımını yapamaz hale gelir. Burada kişinin kendine sorması gereken yaşanılan olayla ilgili gerçekten bir hata yapıldı mı sorusudur. Algıdan önce olguyu netleştirmek gerekir. Eğer kişi kendinden emin değilse, bu kararsızlık ve belirsizlik kişiyi her zaman olumsuzluk ve negatife götürmektedir. Örneğin; sahilde yürüyorsun. Arkadan biri “Hırsız yerinde dur kıpırdama” diye bağırdı. Kişi hırsızlık yaptığını düşünüyorsa otomatik olarak gerginlik hisseder. Diğer taraftan kişi hayatında hiçbir şey çalmamışsa fakat yine de dönüp bakıyorsa, burada iki faktör vardır. Birincisi ortaya çıkan yüksek ses ve gerilimden dolayı dönüp bakmak, ikincisi ise suçlu hissedildiği için dönüp bakmaktır. İkinci durumu yaşayan bireyler, suçluluk duygusuyla beraber yaşayan bireylerdir.

Kişi gerçekten bir suç işlemediyse bu konuda kendinden emin ve net olmalıdır. Bu şekilde olduğunda bir süre sonra karşıdaki insanda suçlamaktan vazgeçmektedir. Bunun sebebi, yaptığı manipülasyonun işe yaramadığını görmesidir. Bazı insanlar bir konuda hatalı olmamalarına rağmen sırf kötü hissettikleri için gidip özür dilemektedirler. Burada yapılması gereken olumsuz duygu ile baş etmektir. İnsan nasıl düşünüyorsa öyle hissetmektedir. Düşünceler netleştikçe duygular ona göre değişmekte, duygular netleştikçe de davranışlar ona göre değişmektedir. Adımlar sırasıyla düşünce, duygu ve davranıştır. Bir süre sonra o davranışlar otomatik davranışlara dönüşmeye başlamaktadır. Bunun için önce düşünceleri netleştirmek gerekmektedir. Düşüncelerin netleşmesi içinde o doğruları sürekli kendimize söylememiz gerekmektedir.

Sorgulanması gereken başka bir nokta ise; suçlayan kişinin ne kadar dürüst, gerçekçi, samimi ve bu konuda ne kadar bilgili olduğudur. İnsanlar hayatında fikrini sormayacağı kişilerin eleştirisini de ciddiye almamak gerekmektedir. Eğer kişi kendinden eminse ikinci kez savunma yapmamalıdır. İnsanlar arasında suçlu hissettirmek bir kontrol yöntemidir. Bu tarz durumlarda kişi kendinden emin olmalı ve manipüle olmamalıdır. Böyle durumlarda suçlayan kişinin iki seçeneği vardır ya ilişkiyi keser ya da ilerleyen dönemlerde bu yöntemden vazgeçmektedir.

Suçlu olmak ve suçlu hissetmek kavramlarının ayrımına varmak gerekmektedir. İşlenmeyen bir suç için kişiye uygun olmayan bir ithamda bulunulmasını kabul etmemek gerekmektedir. Karşıdaki insanı kırmamak veya üzmemek için kabul etmek, yapılan en yanlış davranışlardan biridir. Kişi, kendini suçlayan insan kadar cesur olmalıdır. Karşıdaki insan haksız yere suçlarken korkmuyorsa; suçlanan kişide korkmamalıdır.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com



26 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
ADDICTION - 12/12/2021
Addiction is defined as taking a substance to achieve a certain effect, continuing to take the substance despite the physical, mental or social problems that arise in this process, and increasing the amount of the substance to achieve the same effect
 Devamı