Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Aile Evlilik Çift Danışmanı Ekrem Çulfa 05057675885
ekremculfa@hotmail.com
Eşinizin kalbini açan bir anahtar mutlaka vardır.
16/05/2018
 

Eşinin beklentisini karşılamak? Eşinizin kalbini açan bir anahtar mutlaka vardır.



















Eşinizle aranızda uçurumlar mı var? Birçok yolu deniyor ama onun dünyasına giremiyor musunuz? Belki de yanlış yol deniyorsunuz. İnsan, yüz kapılı saraya benzer. Yüz kapıdan birini mutlaka açabilirsiniz. Her ailede problem olur. Problemsiz bir dünya olmadığı gibi problemsiz evlilik de düşünülemez. Çünkü iki farklı insanın tek bir insan gibi düşünmesi, konuşması ve hareket etmesi imkânsızdır. Fakat birbirini seven akıllı eşler, aralarındaki ufak tefek anlaşmazlıkları kolayca aşar. Bazıları ise kaderine küser, problemleri çözmeye yanaşmaz. O zaman da aralarındaki çatlak büyüdükçe büyür ve bir uçurum oluşur. Uçurumu aşıp bir araya gelemezler. Peki siz de onlardan biri misiniz? Eşinizle aranızda uçurumlar mı var? Ya da size mi öyle geliyor? "Birçok yolu deniyorum ama aradaki bu çatlağı kapatıp, uçurumu atlayarak onun dünyasına giremiyorum" mu diyorsunuz? www.ekremculfa.com Acaba hiç düşündünüz mü belki de yanlış yol deniyor, ters istikamete doğru yürüyorsunuz? Çünkü, insan yüz kapılı bir saraya benzer. Yüz kapıdan birini mutlaka açabilirsiniz. Bunun için ne yapmak gerek?

 

Eşinin beklentisini karşılamak? 

Eşinizin kalbini açan bir anahtar mutlaka vardır. 


Eşinizle aranızda uçurumlar mı var? Birçok yolu deniyor

 

ama onun dünyasına giremiyor musunuz? Belki de yanlış

 

yol deniyorsunuz. İnsan, yüz kapılı saraya benzer.

 

Yüz kapıdan birini mutlaka açabilirsiniz.

Her ailede problem olur. Problemsiz bir dünya olmadığı

 

gibi problemsiz evlilik de düşünülemez. Çünkü iki farklı

 

insanın tek bir insan gibi düşünmesi, konuşması ve hareket

 

etmesi imkânsızdır. Fakat birbirini seven akıllı eşler,

 

aralarındaki ufak tefek anlaşmazlıkları kolayca aşar.

 

Bazıları ise kaderine küser, problemleri çözmeye yanaşmaz.

 

O zaman da aralarındaki çatlak büyüdükçe büyür ve

 

bir uçurum oluşur. Uçurumu aşıp bir araya gelemezler.

Peki siz de onlardan biri misiniz? Eşinizle aranızda uçurumlar

 

mı var? Ya da size mi öyle geliyor? "Birçok yolu deniyorum

 

ama aradaki bu çatlağı kapatıp, uçurumu atlayarak onun

 

dünyasına giremiyorum" mu diyorsunuz? 



Acaba hiç düşündünüz mü belki de yanlış yol deniyor,

 

ters istikamete doğru yürüyorsunuz? Çünkü, insan yüz

 

kapılı bir saraya benzer. Yüz kapıdan birini mutlaka

 

açabilirsiniz. Bunun için ne yapmak gerek? 



Önce o sarayın kapılarını tanımaya çalışın. Hangi anahtarla

 

açılabileceğini öğrenin. Eğer kapı çelikse yüz çeşit normal

 

anahtar deneseniz de o kapılardan hiçbirini açamazsınız.

 

Eşinizin de mutlaka kalbini açan bir anahtar vardır.

 

Acaba siz o anahtarı mı bilmiyorsunuz? Ya da bunun için

 

çaba mı sarf etmiyorsunuz? Sadece sarayın önünde durup,

 

"açıl susam açıl" tekerlemesini mi tekrarlıyorsunuz?

 

Şayet öyle yapıyorsanız boşuna beklersiniz. Çünkü bu

 

tekerlemelerle kapılar ancak masallarda açılır. 

Yapmış olduğum araştırmalarda ve danışmanlığını

 

yaptığım eşlerde; yıllarca bir arada yaşayan eşlerin

 

birbirlerini tanımadıkları tespit ettim. Daha doğrusu,

 

sevgi dillerini öğrenmek bir yabancı dil öğrenmek gibi

 

onlara zor geliyor. Herkes kendi bildiği dili konuşup,

 

sonra da "eşim beni anlamıyor" diye şikâyette bulunuyor. 



Eşler genellikle kendi istediklerini karşı tarafa kabul

 

ettirmeye çalışıyorlar. Âşık olup evlenen ve birbirini

 

mutlu etmek isteyen fil ile timsahın masalında oludğu gibi.

 

Timsah, sevgisini göstermek için file balık tutup vermiş,

 

fil de en güzel otları timsaha getirmiş. Ne timsah otu yemiş

 

ne de fil balıkları. Timsah, su altındaki en taze otları file,

 

fil de hortumuyla denizin dibinden tuttuğu taze balıkları

 

timsaha hediye edince ikisi de mutlu olmuş.



Eşinin beklentisini karşılamak yerine kendi isteğine

 

göre davrananlar Matematik öğretmeninin sorusuna

 

şiir yazarak cevap veren öğrencinin durumuna düşüyor.

 

Başarı ve mutluluk istiyorsak öğretmenin sorusuna

 

kendi bildiğimizi değil; öğretmenin istediği cevabı verelim.



Sonuç olarak daha fazla bilgi, uygulama ve doğru

 

çözüm için mutlaka bir pedagog, psikologtan veya

 

uzmandan destek alınız.



Eşlerin birbirine çok bağımlı olduğu ailelerde

 

yaşanabilecek muhtemel sorunlar ? 



Eşiniz olmadan bir adım atamıyor, her işiniz için

 

onun yardımına mı ihtiyaç duyuyorsunuz?

 

Eşinizi hayatınızın koltuk değneği gibi kullanmak

 

yerine ayaklarınızla yürümeyi öğrenin. Eşinize bağlanın,

 

ama eşinizin sizi sırtında taşımasını istemeyin.



Eşini kaybeden kadın, hıçkırıklar arasında: "Ben onsuz

 

nasıl yaşar, nasıl ayakta kalabilirim? O benim tutan elim,

 

gören gözümdü. Çarşıya gider, alışverişi yapar,

 

faturaları öderdi. Sabah kahvaltıyı bile hazırlayıp

 

bizi kaldırırdı. Yalnız eşim değil, dayanağımdı.

 

Şimdi koca dünyada tek başıma kaldım." diyorsa

 

eşine bağlılıktan çok bağımlı hale gelmiş demektir. 



Genelde eşler, evlenir evlenmez birbirlerini sahiplenir.

 

Erkek, kadına baston gibi dayanır. Kadınsa sarmaşık

 

ağacı gibi erkeğe tutunur. 



Baston kırıldığı, sarmaşığın ağacı yıkıldığı anda ise

 

okyanus ortasında gemisi batmış gibi çaresiz kalırlar. 



Bilhassa kendine özgüveni olmayan ve şahsiyeti tam

 

oturmamış kadınlar, eşlerine bağımlılık hisseder.

 

Onlarsız bir adım atamaz. Küçük bir çocuğun annesine

 

sığındığı gibi eşlerine sığınır. Her şeyi onunla yapmaya çalışır.

 

Kimileri ise sorumlulukları eşin üzerine yıkarak rahata kaçar.

 

En küçük bir problemde bile Alo imdat!" çağrısında bulunur. 

Oysa kişi eşine bağlı olmalı ama bağımlı olmamalıdır. 

 

Kendi şahsiyetini yok ederek, eşinin gölgesinde yaşayan

 

bir kadın, zamanla eşini bıktırıp, "hiçbir şeyi bensiz

 

yapamayacak mısın?" diye isyan ettirebilir. Böyle bir

 

kadından bıkarak kişilikli ve ayakta durmasını bilen

 

birisinin arayışına bile girebilir. 



Eşler çınar ağacı gibi olmalıdır. Çünkü çınar ağacı,

 

asırlarca ayakta kaldığı gibi gölgesine sığınanları da korur.

 

Sarmaşık gibi olursa hep birilerine dayanır.

 

Üstelik çiçeği sabah açar ama akşam solar. 



Anne-babalar, çocuklarına, birine dayanmadan çınar

 

ağacı gibi kalmayı öğretmelidir. Fakat bazı anne-babalar,

 

ayakta durmayı aile bağlarını koparmak için araç yapıyorlar. 

Tabii, "Ekonomik özgürlüğüm var, öyleyse bu adamın kahrını

 

neden çekeyim" ya da "Olmuyor bu kadınla!" düşüncesiyle

 

ayrılanların sayısı da hayli artıyor. 

Halbuki bu düşünce bizim toplumumuzun değer yargısı

 

değildir. Bizim değer yargımız; "nereden koparsa kopsun

 

değil, nereden kopacaksa oraya düğüm atılmalı" denilmelidir.

 

Aile bütünlüğüne zarar veren mikroplar temizlenmelidir.

 

Kendine güven duygusu diğer eşin yükünü hafifleterek

 

aile mutluluğunu pekiştirmeli, aileyi dağıtma yolunda

 

istismar edilmemelidir. 



Sonuç olarak bir babanın çocuklarına verdiği şu öğüt

 

çok önemlidir: "Hayatta kendinizi Robinson Crusoe gibi bir

 

adaya düşmüş kabul edin. O, o adada tek başına hayatını

 

nasıl yürüttüyse siz de öyle yürütün. 



Yalnız "Ben güçlüyüm, kimseye ihtiyacım yok" diyerek

 

canınız sıkıldığında eşinize bir tekme savurmayın.

 

Eşinize sevgi, şefkat, merhamet, özveri ile bağlanarak

 

ona iyi bir eş, yakın bir arkadaş olun. 



Kısacası eşinizi koltuk değneği gibi kullanarak yürümek

 

yerine kendi ayaklarınızla yürümeyi öğrenin. Eşinizi sevin!

 

Hem de çok sevin ve gözünüz ondan başkasını görmeyecek

 

şekilde ona bağlanın! Mutluluğa doğru yan yana, el ele

 

tutuşarak ilerleyin. Ama asla sizi sırtında sürekli taşımasını

 

istemeyin. Çünkü o da insandır. Gün gelip yorularak sizi

 

sırtında taşımaktan yorulabilir.



Sonuç olarak daha fazla bilgi, uygulama ve doğru çözüm

 

için mutlaka bir pedagog, psikolog, aile terapisti veya bir

uzmandan destek alınız.



Bir bilene sorun!!!



524 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Sosyal Medya Kullanımı İlişki Sorunlarına Sebep Oluyor mu ? - 25/06/2022
Hızla teknoloji çağına ayak uydurduğumuz bugünlerde hayatımızın her alanında yer alan akıllı telefonlarımız, bilgisayar ve tabletlerimiz sayesinde bütün dünyaya artık bir tık kadar yakınız. Hal böyle olunca günümüzün ciddi bir oranını da bu teknoloj
Evlilik Okulu Nedir? - 18/06/2022
Evlilik okulu süreci, aile olmanın ilk adımını oluşturur ve bu adımı sağlamlaştırmak için yapılan her türlü ön tanıma davranışlarına verilen isimdir.
Psikoterapi Psikolojik Olarak Bir İnsanı Nasıl İyileştirir? - 18/06/2022
Öncelikle Psikoterapi nedir? dendiğinde; Tv dizilerinin de etkisiyle birçok kişinin aklında bir divana uzanıp, çocukluğunuzu anlattığınız ya da psikoterapistin size akıl verdiği bir resim canlanmaktadır.
Problems in Your Relationships Turn into Solutions with Ask & Solve Method - 04/06/2022
In this article, I presented some of the experiences of my colleagues who are couple therapists in foreign countries. Here are some of the Q&A Methods You Will Learn In My Trainings or Sessions...
İlişkilerinizde Sorunlar Sor-Çöz Yöntemiyle Çözümlere Dönüşüyor - 04/06/2022
Bu yazımda yabancı ülkelerdeki çift terapisti meslektaşlarımın tecrübelerinden bazı kesitler sundum. İşte Eğitimlerimde veya Seanslarımda Öğreneceğiniz Sor-Çöz Yöntemlerinden Bazıları...
Under Which Conditions and How Can We Forgive What We Can't Forgive? - 01/06/2022
Prof. Dr. Ekrem Çulfa - Pschotherapist & Couples Therapist Forgiveness frees you. When you choose to forgive, you will benefit greatly as well as those around you. It doesn't matter if you forgive others or yourself. Forgiveness frees you from your
Evde Kalan Türkiye Koronavirüs'ü Takıntı ve Panik Atak Haline Getirme - 28/05/2022
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını için tedbirlerin mutlaka titizlikle alınması elbette çok önemli ancak bu tedbirler mantık dışı takıntılar haline getirilmemesi gerekiyor. Bu arada Kovid-19 ile mücadele bireysel ve bilimsel önlemler, hijyen ve
Korona Virüs Hastalığı Salgını Sırasında Ruh Sağlığı ve Baş Etme Yöntemleri - 28/05/2022
Korona virüs hastalığı salgını (COVID-19) insanlar ve topluluklar için stresli olabilir. Bir hastalık hakkındaki korku ve kaygı bunaltıcı olabilir ve yetişkinlerde ve çocuklarda yoğun duygulara neden olabili
Evliliklerde Kriz Yönetimi İçin Neler Yapılabilir ? - 25/05/2022
Korona Virüs, Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, ekonomik kriz derken evlilikler ve ilişkilerde kriz yönetimi konusunda da açıklamalarda bulunma zamanı çoktan geldi. Öncelikle şunu vurgulamakta yarar var, evliliklerindeki krizi yönetemeyen çiftler arası
 Devamı