Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
SANAL ALDATMA ALDATMA MIDIR?
19/12/2020


Sanal aldatma yeni gelişen bir kavramdır. İnternetin günlük hayata tamamen girmesinden sonra artık sanal ilişki kavramı da gündemi meşgul etmeye başlamaktadır. Fiziksel dünyasından bir sevgilisi olan ya da evli olan bir bireyin sanal ortamda başkaları ile iletişim kurması sanal aldatma olarak nitelendirilmektedir. Sanal ihaneti ortaya çıkan birçok kişi bu kapsamda gerçek bir ilişki olmadığını savunarak kendilerini korumaya çalışmaktadırlar. Ancak sanal aldatmanın gerçek bir ihanet olarak ele alınıp alınmayacağı aslında bireylerin kişisel yargılarıyla ilişkili olmaktadır. Teknoloji ve internet, dünyamızda insan iletişimi ve ilişkiler de dahil olmak üzere pek çok şeyi değiştirmektedir. Bunun sonucunda günümüzde sanal ilişki olarak nitelendirilen, yüz yüze görüşmeye dayanmayan, farklı mekanlarda gerçekleşen ve internet araçları vasıtasıyla gerçekleştirilen bir ilişki türü olan sanal aldatma ortaya çıkmaktadır. Dünyanın global bir hale geldiği akıllı telefonlar ve internet sayesinde sanal ilişkiler çok yaygınlaşmaktadır.

İnternet insanlara başkalarıyla etkileşimde olma fırsatı sağlamaktadır. Bir ilişkiye başlamaya veya başlamayı kolaylaştırmaya yardımcı olabilmektedir. İnternet üzerinden kurulan ilişkiler kimi zaman gerçek hayatta evliliğe dönüşebilmektedir. Cheng, Chan, ve Tong (2006) internet aracılığıyla başkalarıyla bağlantıya geçme fırsatının ve cinsel ilginin, yüz yüze ilişkiler kadar yoğun hissedilen anlamlı, çevrimiçi kişilerarası bağlantılar açığa çıkardığını belirtmişlerdir. İnsanlar internet üzerinden kendilerini açmada daha rahat hissettikleri için, internet üzerinden, çevrimdışı ortamlara kıyasla, daha yakın ilişki kurma fırsatına sahip olabilmektedirler. Dolayısıyla, bu çevrimiçi etkileşimler evlilikler için internet üzerinden aldatma tehdidi oluşturabilmektedir. İnternet üzerinden aldatma, çevrimiçi irtibat ile başlayan ve sohbet odaları, etkileşimli oyunlar ve haber grupları gibi sanal ortamlarda çevrimiçi sohbetlerle devam eden romantik ve/veya cinsel ilişki olarak tanımlanmaktadır.

Sanal ilişkiler zaman içerisinde aile içindeki güven duygusunu zedeleyip, giderek yok olmasına sebebiyet vermektedir. Eşler arasındaki beraberliğin sürmesi için güven duygusu en önemli faktörlerden biridir. İletişimin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ilişkinin yürümesi içim önem taşımaktadır. Ancak sanal ilişkiler sonucunda, eşinden uzaklaşmaya veya yalan söylemeye başlayan kişi, güven duygusunu derinden sarsarak, ilişkinin bozulmasına ve hatta evliliğin bitimine neden olabilmektedir.

Aldatma türlerinden en güncel olanı ise sanal aldatmadır. Sanal aldatma henüz 10 senelik bir geçmişe sahip olsa da evlilikleri derinden etkileyen bir konu haline dönüşmektedir. Özellikle internet kullanım oranlarının her geçen gün artış göstermesiyle beraber aldatma kavramı sanal boyutlara taşınmış ve toplumsal açıdan aldatma türlerinden biri olarak kabul görmektedir.

Sanal aldatmada bir aldatma olarak nitelendirilmekte ve sonuçlarının diğer aldatma türlerinde olduğu gibi meydana geleceği ifade edilmektedir. Sanal aldatmanın bilinen aldatma gibi düşünülmesi ise psikolojik etkiler yaratacağını göstermektedir. Aldatılan bireylerin duruma sessiz kalmasının azalmasının ardından yaşanılan olayların azımsanamayacağı gözlemlenmektedir. Toplum yapısı bakımından incelendiğinde ise internet kullanımının yaygın olduğu yerlerde sanal aldatmanın da artış gösterebileceği düşünülmektedir. Zira yalnızca aldatma olmadan da bunun şüphesi bile evliliklerin bitirilmesi ya da güven duygusunun yok olmasına neden olmaktadır. Bu tür durumlarda ise yaşanılan aile içi çatışmalar şiddetlenmekte ve bireylerin ruh sağlığı olumsuz yönde etkilenmektedir.

Sanal aldatma neticesinde bireylerin kaygı düzeylerinde değişimler görülebilmektedir. Diğer aldatma türlerinde de olduğu gibi aldatılan bireyler kendilerini sürekli bir şüphe duygusu içinde bulabilmekte ve güven duymada sorunlar yaşayabilmektedir. Eşine karşı güveni zedelenen diğer eş ise sürekli tedirgin ve gergin davranışlar sergileyerek aile içinde huzuru kaçıran kişi gibi görülebilmektedir. Eğer aldatılan birey eşiyle konuşmaz ya da bir uzmandan yardım almaz ise evliliklerinde yaşanılan olumsuz olaylar giderek artmakta ve her geçen gün çatışmaların şiddeti ve süresi artış gösterebilmektedir. Psikolojilerinde bozulmalar başlayan bireyler bu duruma çözüm bulamaz hale gelince de evliliği sonlandırmak isteyebilmektedir.

Sanal ilişkilerden oluşan ve evlilikleri yani aileyi tehdit eden konuları şu şekilde özetlemek mümkündür: Aile içindeki kişilere yönelik olan tehditler, aile bütünlüğü üzerine olan tehditler, ailedeki güven duygusuna yönelik olan tehditler ve mal ve can güveliği üzerindeki tehditler.

Aile bütünlüğüne zarar veren tehditler ise günümüzde oldukça sık karşılaşılan bir hal almaktadır. Sanal dünyada kurulan ilişkiler, eşleri birbirinden uzaklaştırmakta, bireyleri yalnızlığa itmekte ve iletişimi olumsuz yönde etkilemektedir. Eşlerden birinin, sanal dünya ile ilgili fazla zaman harcaması, aile içi çatışmaları da beraberinde getirmektedir. Akıllı telefonların kullanımının artış göstermesiyle eşlerin birbiri ile geçirdiği zamanın telefonlarıyla geçirdiği zamana oranla artış gösterdiği yapılan bazı araştırmalarca kanıtlanmaktadır. Bu durumun aileye zarar vermesi kuvvetle muhtemeldir. Zira iletişimin azaldığı evliliklerde, eşlerin paylaşımları yalnızca sanal dünya ile kısıtlandığında gerçeklikten yoksunluk yaşamakta ve hayal kırıklıkları baş göstermektedir.

Sanal ilişkiler, aile içinde bulunması gereken güven duygusuna da zarar vermektedir. Özellikle eşlerin birbirine olan güvenini kıran ve aldatılmaya sebebiyet veren sanal ilişkiler, günümüzün en güncel sorunlarından bir tanesi olarak görülmektedir. Bunlara ek olarak, aldatma durumu söz konusu olmasa dahi bunun şüphesi dahi eşler arasındaki güvenin sarsılmasına ve çatışmaların çıkmasına neden olmaktadır.

İnternet ortamında kurduğu ilişkilerde, duygusal paylaşımlarda bulunan eş sadakat duygusuna da zarar verebilmektedir. Günümüzde bu tür bir ilişkisi olan bireyin eşini sanal yolla da olsa aldattığı ve bunun ihanet sayıldığı söylenmektedir. Tüm dünyada pek çok birey de bu görüşe katılmaktadır. Avustralya’da yapılan bir 40 araştırma neticesinde 1117 kişinin %41’ lik bir bölümü, sanal ilişkinin eşlere ihanet olduğunu düşünmektedir. Tıpkı gerçekte yaşanılan aldatma gibi, sanal aldatmanın da aynı olduğunu iletilmektedir. Aynı araştırmada yer alan bireylerin %30’u da bu tür bir ilişkinin heyecan verici olduğunu ve bir süre sonra flörtten çok normal bir ilişki gibi olacağını ve bu sebeple de aileye zarar verebileceğini söylemektedir. Aldatma sanal olsa dahi hissettirdikleri gerçek olabilmektedir.

KAYNAKÇA

Cheng, G. H. L., Chan, D. K. S., & Tong, P.Y . (2006). Qualities of online friendships with different gender compositions and durations. Cyber Psychology and Behavior. 9, 14-21.

Karaca, M . (2007). AİLEYİ TEHDİT EDEN YENİ BİR TEHLİKE: SANAL İLİŞKİLER . Humanities Sciences , 2 (3) , 131-143 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/nwsahuman/issue/19946/213407

Ögel, K. (2012). İnternet Bağımlılığı: İnternetin Psikolojisini Anlamak ve Bağımlılıkla Başa Çıkmak. İstanbul: Türkiye İş Bankası Yayınları.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com



255 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı