Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam50
Toplam Ziyaret1140593
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
DİSLEKSİ
11/10/2021

 

Disleksi kelimesi Yunanca kökenli olup yetersiz anlamında kullanılan dis ve kelime anlamında kullanılan leksi sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşmaktadır. Okuma güçlüğü yaşayan bireylerde gözlemlenen özellikleri genel olarak şu şekilde sıralanmıştır:
· 'b' ve 'd' gibi yazıbirimleri ve '6' ve '9' gibi rakamları birbiriyle karıştırma
· Sözcükleri öğrenmede ve anımsamada zorluk çekme
· Sözcüklerdeki yazıbirimleri ve sayıların yerlerini karıştırarak algılama (ne'yi en olarak; 12'yi 21 olarak algılamak)
· Okuma esnasında sözcük ya da paragraf atlama
· Noktalı yazıbirimlerle noktasız yazıbirimleri birbirine karıştırma (c-ç, g-ğ, ı-i)
· Seslemlerdeki sesleri birbiriyle karıştırma veya ünsüz yazıbirimlerin yerlerini değiştirme
· Gecikmiş konuşma
· Yazı yazmada güçlük çekme ve yazıda noktalama hataları yapma
· Konuşma esnasında anlamına uygun sözcüğü seçmede güçlük yaşama

Okumada sorun yaşayan bireylerde kısa süreli hafıza, dikkat ve göz-motor koordinasyon sorunları karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca duygusal açıdan zayıf olmakta ve düşünmeden okuma yapmaktadırlar.

Disleksili bireyler sözcükleri doğru ve akıcı okuyamadıkları için okuduğunu anlama durumu da onlar için zorlaşmaktadır. Okuma güçlüğü, normal ya da normalin üstündeki zekâya sahip bireylerde daha çok karşımıza çıkmaktadır.

Disleksi, gelişimsel ve edinilmiş disleksi ve yüzeysel ve fonolojik disleksi olarak 2 ayrı şekilde sınıflandırılmaktadır.

Gelişimsel Disleksi ve Edinilmiş Disleksi

Herhangi bir beyin hasarı olmaksızın okumayı öğrenmede karşılaşılan güçlüktür. Gelişimsel disleksi karşımıza dil problemi olarak çıkmaktadır. Gelişimsel disleksili bireylerin herhangi bir işitsel, nörolojik ya da psikolojik problemleri olmamasına rağmen okumada esnasında zorluklarla karşılaşmaktadırlar.

Okuma yetisini daha önceden gerçekleştirmiş ancak daha sonrasında beyin hasarına bağlı olarak okumada güçlük yaşanmasına edinilmiş disleksi denilmektedir. Beynin sol yarıküresinin dil ile ilgili olduğu ve bu bölgede oluşan hasarın dil sorunlarına neden olabileceği ve ayrıca okuma ile konuşma bozukluklarına da neden olabileceği belirtilmektedir. Ancak günümüz çalışmalarından da bildiğimiz üzere dil alanı, beynin sol yarıküresinde yer almaktadır diyemeyiz. Dil alanı, beynin baskın yarıküresinde yer almaktadır ve bu baskın yarıkürenin hasarı sonucunda ise bireyde konuşma, anlama, adlandırma ve tekrarlama sorunlarından biri ya da birkaçı ortaya çıkmaktadır.

Günümüzde ise karşımıza en çok çıkan disleksi türü gelişimsel disleksidir. Disleksinin etiyolojisine dair günümüzde hala kesin bir bulgu bulunamamaktadır.

Yüzeysel Disleksi ve Fonolojik Disleksi

Yüzeysel disleksi kelimeyi tanımada zorluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda yüzeysel disleksi tanılı bireylerin kelime hazneleri oldukça zayıf olmaktadır. Ayrıca, fonolojik olarak benzer sesleri birbirine karıştırmaktadırlar. İlk defa karşılaştıkları kelimeleri okuyacakları zaman, kelimeyi bir bütün olarak okumaktansa seslerine ayırarak okumaktadırlar. Bu tür disleksiye sahip olan bireyler anlamsız sözcükleri rahatlıkla okuyabilirken, düzensiz kelimeleri okumakta ise güçlük yaşamaktadırlar. Bu bireylerin beyinlerindeki kodlama aşamasında herhangi bir problem bulunmamaktadır ancak kelimeyi şekilsel olarak kodlayamamaktadırlar ve bu sebeple kelimeleri kodlarken bu işlemi fonemlerine ayırarak yapmaktadırlar.

Son olarak fonolojik dislekside ise bireyler, öğrenilen kelimeleri yani aşina oldukları kelimeleri okumada güçlük yaşamazken uydurma sözcükleri okumada güçlük yaşamaktadırlar. Yüzeysel disleksinin tersine fonolojik disleksili bireylerde beyinlerinde kodlama sorunu yaşanmaktadır. Aşina oldukları kelimeleri görsel analiz sayesinde kolayca okuyabilmektedirler.

Fonolojik disleksili bireyler, alfabede bulunan sesleri çıkarmada ve grafem ile fonem uyumunu çözmede zorluklar yaşamaktadır. Bu sebeple bu disleksi türüne sahip bireyler genellikle yavaş okuyucu olarak belirtilmektedir. Kelimeleri okurken, kelimenin içinde yer alan sesleri okuyamamaktan ya da yanlış okumaktan çekinmeleri yavaş okumalarına sebep olmaktadır. Fonolojik disleksi ve yüzeysel disleksi hem gelişimsel dislekside hem de edilmiş dislekside görülebilmektedir.

KAYNAKÇA

BALCI E (2017). Disleksi: Tanımı, sınıflandırılması ve belirtileri. SDU İnternastional Journal of Educational Studies, 4(2): 166-180.

ORTON ST (1925). "word-blindness" in school children. Archieves of Neurology and Psychiatry, 14: 581-615.

POLLATSEK A, RAYNER K (1989). The psychology of reading. Prentice-Hall.

VERHOEVEN L, VAN LJ (2008). Prediction of the development of reading comprehension: a longitudial study. Applied Cognitive Psychology, 22: 407-423.

YILMAZ M (2008). Türkçe'de okuduğunu anlama becerilerini geliştirme yolları. Mustafa Kemal Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 9(5): 131-139.

 

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com



113 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı