Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
SALGIN HASTALIKLAR
24/04/2021

 

Dünya tarihinde farklı zamanlarda ortaya çıkan salgın hastalıklar en önemli ölüm sebeplerinden biri olmaktadır. Yirminci yüzyıl öncesinde ortaya çıkan veba, pire ısırıkları sonucu insandan insana taşınan bir kemirgen hastalığıdır ve yaşandığı dönemde tarihte önemli ve köklü değişikliklere sebep olduğu bilinmektedir. Dönem içindeki yazılı kaynakların yetersiz olması sebebiyle veba yüzünden ölen kişi sayısı net bilinememektedir, ancak günümüz tarihçileri ve bilim insanları bu hastalığın Avrupa nüfusunu yaklaşık yüzde 45 ila 60 arasında etkilediğini belirtmektedir. Yirminci yüzyıl öncesinde ortaya çıkan diğer salgın hastalıklar arasında olan kolera, dünya nüfusunda önemli ve köklü değişikliklere sebep olduğu bilinmektedir. Kolera tedavi edilmezse hastalık ölümle sonuçlanabilmektedir. Yirminci yüzyıl öncesinde görülen ve akciğerleri etkileyen Tüberküloz ise ölümcül bir hastalıktır ve hastalığın geçmişi eskilere dayanmaktadır.

Yirminci yüzyıl öncesinde çıkan ve dünya çapında toplumları etkileyen hastalıklardan biri de sıtmadır. Sıtma orta çağ döneminden beri bahsedilen ve tarih boyunca uygarlıkların yıkılmasında rol oynamış salgın bir hastalık olarak bilinmektedir.

2002 yılı Kasım ayında Çin’in tarımsal bölgelerinde ortaya çıkan ve sonrasında Hong Kong, Tayvan, Kanada ve Singapur’da yayılan SARS yirminci yüzyılda ortaya çıkan hastalıklardan biridir. SARS’ın (Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu) ortaya çıktıktan kısa bir süre içinde tüm dünyaya yayıldığı ve SARS salgınının 2003 yılı temmuz ayı itibariyle (8455) kişide görüldüğü bildirilmektedir. Sars virüsü enfekte olmuş yüzeylerle temasta bulunanlar aracılığıyla yayılmaktadır. Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve kısa bir sürede dünyanın diğer bölgelerine yayılan ve Dünya sağlık örgütü tarafından bir salgın olarak ilan edilen Covid- 19 olarak bilinen SARS- Cov-2 (ciddi akut solunum sendromu korona virüs 2) oldukça bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Dünya sağlık örgütü 11 Mart 2020-31 Mart 2020 tarihleri arasında salgın olarak ilan ettiği korona virüs yüzünden dünya genelinde 33.000 ölüm gerçekleştiğini söylemektedir. Ortaya çıkmasından kısa bir süre sonra virüs 3 ay içinde 118.000’den fazla vakaya yayılmış, 114 ülkede 4.291 ölüme sebep olduğu bilinmektedir. Çin’de başlayan ve kısa sürede tüm dünyayı etkileyen Covid-19 salgınının diğer salgın hastalıklar gibi yaşamımızda sosyo-ekonomik ve psikolojik açıdan etkileri bulunmaktadır. Ekonomisi büyük ölçüde korona virüs salgınından etkilenen Çin, Avrupa ve Amerika gibi ülkelerde küresel üretim ve ticari faaliyetler azalmakta, önemli tedarik zincirleri kesintiye uğramaktadır. Salgın hastalıklar yaşandığı dönemde ve salgın sonrasında bireyin zihinsel sağlığını büyük ölçüde etkilemektedir. Salgın hastalık süreci ve sonrasında salgına maruz kalan nüfusun çeşitli psikolojik reaksiyonlar verdiği ve bu reaksiyonların bireyde hem duygusal hem de sosyal bozukluğun şekillenmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

2003'teki Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) ve 2009'daki H1N1 influenza gibi önceki salgınlardan elde edilen veriler, toplumun önemli bir psikolojik etkiye yol açarak kayda değer bir korku ve panik yaşadığını göstermektedir. Mart 2020 tarihli, Amerika’da yapılan bir ankette Covid 19 pandemisinin Amerikalıları’n hayatlarının %72 oranın etkilediği ve bu oranın iki hafta öncesine kadar %50’den fazla artış gösterdiği belirtilmektedir. Bu sonuca göre enfeksiyon salgınının yayılımı arttıkça zihinsel sağlığın etkilenme oranı arasında pozitif yönlü bir korelasyon olduğu söylenebilmektedir. Ortaya çıkan pozitif yönlü korelasyonun hastalığa yakalanma korkusu, endişesi ve ölüm korkusu ile ilişkisi vardır ve bu durum zihinsel sağlık bozukluklarının temelini oluşturmaktadır. Salgının başladığı Çin'deki Covid-19 salgınının ilk aşamasında yapılan araştırmaların sonucuna göre katılımcıların yaklaşık üçte birinin orta-şiddetli kaygı bildirdiğini ve yarısından fazlasının da depresif belirtiler ile psikosomatik belirtiler gösterildiği belirtilmektedir.

Başlangıçta, virüsün Çin sınırlarının ötesine yayılması yavaştı ve Japonya, Hong Kong ve Singapur gibi yakınlardaki birkaç bölgeyi etkiledi. Solunum yolu rahatsızlığı belirtilerinden ateş, öksürük ve nefes darlığı ile kendini gösteren hastalık 0cak 2020 tarihinde tüm dünyada Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Pandemi” ilan edilmektedir. Kişiden kişiye öksürme veya hapşırma sırasında çıkan damlacıklar ve yakın temas yoluyla ayrıca hastalardan yayılan damlacıkların yüzeye düşmesi ve sağlıklı bireyin bu bireye temas etmesi yoluyla da bulaşabilen bu hastalığın belirti göstermeden kuluçka süresi 2-14 gün arasındadır ve hasta olan kişilerin %20 sinin tedavisi hastane koşullarında yapılmaktadır. Salgının başında ölümcül bir etkisi olmadığı düşünülen salgının günümüzde %6,8 oranında ölümcül olduğu tespit edilmektedir.

Salgının başından beri yapılan araştırmalar koronavirüs vakalarının %80 oranında ciddi bir tıbbi müdahale gerektirmeden hastalığı atlatabildiği, ancak şeker hastalığı, tansiyon hastalığı, akciğer ve kalp rahatsızlıkları gibi kronik rahatsızlığı bulunan ve yaşlı insanlarda hastalığın seyrinin değişebileceği, hastalığın zatürreye dönüştüğü durumlarda suni solunum yöntemlerine ihtiyaç duyulabileceği belirtilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre salgının başlangıç tarihi olan Aralık 2019 tarihinden beri 25 Aralık 2020 tarihi itibariyle toplam vaka sayısı 77.530.799 iken ölüm sayısı 1.724.904 olarak ilan edilmektedir.

Avrupa da dahil olmak üzere ortaya çıktıktan çok kısa bir süre içinde tüm dünyaya yayılan koronavirüs 11 Mart 2020 tarihinde ilk vakanın tespit edilmesiyle Türkiye’de de görülmeye başlamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Mayıs 2020 tarihi itibariyle Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre en yüksek toplam vaka sayısına sahip ilk on ülke arasında 163.943 vaka ile Türkiye yer almaktadır. İlk vakanın tespit edildiği mart ayı ortalarında, günlük ortalama 2-3 bin olan test sayısı, geride bırakılan 9 aylık bir süre zarfında, ortalama 23.225.837 test sayısına ulaşmaktadır. Ayrıca 12 Mayıs 2020 tarihli verilere göre dünya genelindeki toplam vaka sayısının %35’lik bir dilimi iyileşirken, Türkiye’deki iyileşme oranı %70 olduğu görülmektedir. 11 Mart 2020 tarihinde ilk vakaların ülkemizde görülmesi sonrası öncelikli olarak güvenlik ve sağlık önlemlerine ağırlık verilmekte, hükümet tarafından bazı kısıtlamalara gidilmektedir. Eğitim ve öğretime ara verilmekte, yurt içi ve yurt dışı tüm uçuşlar durdurulmakta, bütün sosyal ve kültürel faaliyetler ertelenmekte, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan veya özel sektörde çalışan çalışanlara esnek çalışma, uzaktan çalışma veya idari izin uygulanmaktadır. Ayrıca 20 yaş altı ve 65 yaş üstü vatandaşlara sokağa çıkma kısıtlaması getirilmektedir. Türkiye’de alınan bu önlemler Haziran 2020 tarihi itibariyle esnetilerek günümüze kadar devam ettirilmektedir.

 

KAYNAKÇA

Akyol, A. (2015). Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu SARS ve Korunma Önlemleri. Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi 21 (2), 107-123. Retrieved from
https://dergipark.org.tr/tr/pub/egehemsire/issue/49614/635882

Bowers 2008: K. W. Bowers, “Black Death”, Encyclopedia of Pestilence, Pandemics and Plagues, Ed.: Joseph P. Byrne, Greenwood Publishing, USA, 2008.

Cullen, W., Gulati, G., & Kelly, B. D. (2020). Mental health in the Covid-19 pandemic. QJM: An International Journal of Medicine, 113(5), 311-312.

Demirbağ, M. (2018). Tarih Boyunca Salgın Hastalıklar ve Sanat ile Etkileşimleri.Yaşar Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Anasanat Dalı, İzmir.

Haren, P., & Simchi-Levi, D. (2020). How coronavirus could impact the global supply chain by midMarch. Harvard Business Review, 28.

Tsamakis, K., Triantafyllis, A.S., Tsiptsios, D., Spartalis, E., Mueller, C., Tsamakis, C. Rizos, E. (2020). COVID-19 related stress exacerbates common physical and mental pathologies and affects treatment (Review). Experimental and Therapeutic Medicine, 20, 159-162. https://doi.org/10.3892/etm.2020.8671

T.C. Sağlık Bakanlığı. (2020). COVID-19- Yeni Koronavirüs Hastalığı Güncel Durum.
https://covid19bilgi.saglik.gov.tr/tr/ (Erişim Tarihi: 6 Aralık 2020).

World Health Organization. (2020). Coronavirus disease 2019 (COVID-19): situation report, 117.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com

 

 

 



421 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı