Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
KİŞİLİK BOZUKLUKLARI NEDİR?
10/01/2021

 

Kişilik kelimesi kökenini eski Yunan tiyatrolarında oyuncuların maskeleri için kullanılan persona sözcüğünden almaktadır. Persona kelimesi eski Yunancada kişinin kendiliğini değil oynadığı karakteri temsil etmektedir. Daha sonra bu kelime insanların kendi gerçek kişiliklerini anlatmak için kullanılmaya başlanmıştır. İnsanlar değişen iç ve dış faktörlere karşı kendilerine özgü bir adaptasyon biçimi geliştirmektedirler. Kişinin çevreye uyum sağlayabilmek amacıyla biliş ve duygularına dayanarak geliştirdiği bu özgün düşünce, duygu ve davranışlar bütününe kişilik denmektedir.

İnsanların genel karakteristik özellikleri, başa çıkma tarzları ve toplumsal çevre ile etkileşim biçimleri çocukluk döneminde belirmeye başlamakta ve normalde ergenlik döneminin sonunda ya da genç yetişkinlik döneminde oturmuş örüntüler halinde belirginleşmektedir. Bu örüntüler bireyin kişiliğini yani bireyin karakteristik özelliklerini oluşturan, kendine özgü ayırıcı özellikler ve davranışlar kümesinin oluşturmaktadır.

Birçoğumuz için yetişkin kişiliği, toplumun talepleri doğrultusunda şekillenmektedir. Çoğu kişilik bozukluğunun genel ayırt edici özellikleri, kişinin benliği ya da benlik duygusu ile ilgili yaşadığı sorunlar ve kişilerarası kronik sorunlardır.

Bundan elli yıl öncesine kadar kişilik bozuklukları tedavi edilemez psikolojik sorunlar olarak görülürken iki binli yılların başı itibariyle kişilik bozuklukları alanında teşhis ve tedavi çalışmaları artmakta ve hastaların toplumsal işlevselliğinin iyileştirilmesi önem kazanmaktadır. Bu yarım yüzyıllık dönemde kişilik bozukluklarının genel geçer bir tanımı yapılmamaktadır. Kişilik bozukluğu tanısı konulabilmesi için öncelikle bireylerin toplumsal uyumunda, iş ve ilişkilerindeki süreklilikte uzun süredir devam eden problemler bulunması gerekmektedir. DSM-5 tanı ölçütleri başvuru el kitabına göre yaygın bir örüntüye sahip olan kişilik bozuklukları en geç erken erişkinlik evresinde başlayan, esneklikten yoksun ve ait oldukları toplumun beklentilerinden sapan içsel yaşantı ve davranışlarla karakterize bir yapıya sahiptir.

Kişilik bozukluğu geçmişten bugüne önemi artan psikolojik, bilimsel ve sosyal bir toplum sorunudur. Toplumda kişilik bozukluklarının görülme oranı %11 ile %23 arasındadır.

Kişilik bozukluğu olan kişilerin benlik saygısı zayıf, çalışma ve sevme yetenekleri belirgin ölçüde azalmakta ve çoğunlukla tıbbi destek aramalarına yol açan stres tepkileri geliştirmektedirler. Bu bireylerin genellikle eğitim düzeyleri düşük olabilmekte, evliliklerinde problemler yaşanabilmekte ve sabit işleri bulunmamaktadır. Ayrıca kişilik bozukluğu olan bireylerde madde kullanımı ve suç işleme oranları yüksektir. Bunun yanı sıra kişilik bozuklukları uzun vadede; kaygı bozuklukları, yeme bozuklukları, somatoform ve disosiyatif bozukluklar ve psikozlar da dâhil olmak üzere birçok psikolojik bozukluğun oluşumuna zemin hazırlamaktadır.

KAYNAKÇA

Köroğlu, E. (2013). DSM-5 Tanı ölçütleri başvuru el kitabı. Çeviri. Hekimler yayın birliği. İstanbul (syf. 327).

Livesley, W. J. (2001). Conceptual and taxonomic issues. In W. J. Livesley (Ed.), Handbook of personality disorders: Theory, research, and treatment (p. 3–38). Guilford Press.

Sayın, A., & Aslan, S. (2005). Duygudurum bozuklukları ile huy, karakter ve kişilik ilişkisi. Türk Psikiyatri Dergisi, 16(4), 276-283.

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara

busra.kara@icloud.com

 



248 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı