Ekrem Çulfa Website Konuşmacı Tv Konuk Medya Yazar Aile Evlilik Çift Danışmanı Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Tavsiye Öneri Teşekkür Şikayet Teklif Adres Telefon Kroki Seda T. İstanbul Esenler Fotoğrafçı – Armut.com
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EkremCulfa
  • https://www.twitter.com/drekremculfa

Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Danışmanı                  Tel: 0533 373 81 23  E-Posta:ekremculfa@gmail.com

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret1140595
Üyelik Girişi
Ekrem Çulfa Instagram
Ekrem Çulfa Twitter
Site Haritası
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Hava Durumu
Saat
Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra Kara 05557493919
busra.kara@icloud.com
İNTİHAR
30/01/2021

 

İntihar yani insanın kendi hayatına son vermesi riski, bütün depresyon türlerinde önemli bir etkendir. Hiç kuşkusuz insanlar depresyondan farklı nedenlerle de intihar eder, ancak tahminlere göre intihar eylemini gerçekleştirenlerin yaklaşık %50 ila 90’ı depresif bir epizot yaşamaktadır ya da iyileşme evresindedir. Paradoksal olarak, bu eylem sıklıkla kişi depresif atağın en derin evresinden çıktığı sırada gerçekleştirilmektedir. Depresif epizodun yaşandığı yıl içerisinde intihar riski yaklaşık %1’dir, ancak tekrarlanan depresif epizotlar yaşayan birisinde yaşam boyu risk %15 dolaylarındadır. Ayrıca, intihar depresyona bağlı olmasa bile, genellikle başka bir zihinsel bozuklukla bağlantılıdır; tahminlere göre intihar eden ya da girişiminde bulunanların yaklaşık %90’ı bu sırada bir psikiyatrik bozukluk yaşamaktadır, ancak bunların sadece yarısına intihardan önce tanı konmuştur. Ek olarak, iki ya da daha fazla zihinsel bozukluk sergileyen kişilerde risk, tek bozukluk bulunanlara oranla daha yüksektir.

Batılı ülkelerde intihar, en yaygın on ölüm nedeninden biri olmaktadır. ABD’de sekizinci ya da dokuzuncu en yaygın ölüm nedenidir ve mevcut tahminlere göre her yıl yaklaşık 31.000 intihar gerçekleşmektedir. Çoğu uzmana göre, aslında intihar kaynaklı olan ölümler resmi rakamların birkaç katıdır. Bunun nedeni, birçok kendini öldürme vakası resmi kayıtlara diğer daha ‘saygın’ nedenlerle geçmektedir. Tamamlanmış intiharlara ek olarak, her yıl yarım milyon insanın intihar girişiminde bulunduğu ve Amerikalıların yaklaşık %3’ünün yaşamlarının bir noktasında intihara teşebbüs ettiği tahmin edilmektedir. İntihar fikri ya da düşüncesi taşıyanların ise %9 dolaylarında olduğu düşünülmektedir.

Son dönemlere dek intihar girişimleri en çok 25 ila 44 yaş arasındaki insanlarda görülürken, günümüzde en yüksek intihar oranları 18 ila 24 yaşlar arasında görülmektedir. ABD’ de kadınların intihar girişiminde bulunma olasılığı erkeklere oranla üç kat daha yüksek olmaktadır. Ayrılmış ya da boşanmış insanlar arasında intihar oranları da diğer evlilik durumlarındaki insanlarla karşılaştırıldığında üç ya da dört kat daha yüksek olmaktadır. Çoğu girişim, kişiler arası anlaşmazlık ya da diğer şiddetli yaşamsal stres bağlamlarında gerçekleşmektedir. Öte yandan, intihar girişimlerinden çok daha az görülen tamamlanmış intiharlarda hikâye farklı olmaktadır. Cinsiyete bağlı görülen bu örüntü farklılıklarına tek istisna, çift kutuplu bozuklukta görülmektedir. Bu durumda tamamlanan intihar oranları kadın ve erkeklerde eşit olmakta, hatta kadınlarda erkeklere oranla biraz daha yüksek olmaktadır. En yüksek tamamlanmış intihar oranları yaşlılarda görülmektedir. Yaşlı insanlarda boşanmış ya da dul kalmış olanların ya da kronik bir fiziksel hastalık yaşayanların intihar girişimini tamamlama riski yüksek olmaktadır çünkü bunlar genellikle kişide depresyona neden olmaktadır. Kadınlar arasında en sık kullanılan yöntem ilaç almadır. Erkeklerde ise ölümcül olmak olasılığı daha yüksek yöntemler, özellikle de silah kullanma tercih edilmektedir. Erkekler arasında tamamlanmış intihar oranlarının yüksek olmasının önemli bir nedeni de bu tercihtir.

KAYNAKÇA

Goodwin FK, Jamison KR, Ghaemi SN (2007). Manic-depressive illness: bipolardisorders and recurrent  depression. New York; Oxford: Oxford UniversityPress.

Kessler, R. C., Berglund, P., Demler, O., Jin, R., Merikangas, K. R., & Walters, E. E. (2005). Lifetime Prevalence and Age-of-Onset Distributions of DSM-IV Disorders in the National Comorbidity Survey Replication. Archives of General Psychiatry, 62(6), 593–602. https://doi.org/10.1001/archpsyc.62.6.593

Stolberg, R. A., Clark, D. C., & Bongar, B. (2002). Epidemiology, assessment, and management of suicide in depressed patients. In I. H. Gotlib & C. L. Hammen (Eds.), Handbook of depression (p. 581–601). The Guilford Press.

 

Uzman Klinik Psikolog Hatice Büşra KARA

busra.kara@icloud.com

 

 



297 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR İLİŞKİDE SÜREKLİ KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİRİYLE NASIL BAŞ EDİLEBİLİR? - 09/06/2022
İletişimde ve ilişkilerde en büyük problemlerden biri de bir tarafın sürekli kendini haklı görmesi ve sürekli her istediğini yaptırmaya çalışmasıdır.
İLİŞKİLERDE KURTARICI ROLE SAHİP OLMAK - 30/05/2022
Kurtarıcı olmak senin kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen karşıdakinin her şeyiyle ilgili kendini sorumlu hissetmen yada onun sana bunu yüklemesidir.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ ÇOCUKLARA CİNSEL EĞİTİM - 25/04/2022
Çocukların kendi fiziksel özellikleri hakkında bilgi vermek, karşı cinsten hangi açılardan farklı olduğunu aktarmak, iyi ve kötü dokunuşları ayırt edebilmesini öğretmek gerekir.
SUÇLULUK DUYGUSU - 07/04/2022
Eğer ortada bir hata varsa, suç işlendiyse veya haksızlık yapıldıysa o zaman yaşanan suçluluk duygusu çok insani ve olması gereken bir duygudur. Suçluluk duygusu olaya bağlı olarak yeri ve zamanında yaşandığında zararlı bir duygu olmamaktadır.
HAYIR DİYEMEMEK NASIL İLETİŞİM VE İLİŞKİ SORUNLARI YARATIR? - 25/03/2022
Bir insan karşısındaki kişiye hayır diyemiyorsa öncelikle neden hayır diyemediğini bulması gerekmektedir. Bu durumda ya bir beklenti vardır ya da o kişiyle ilgili korkup kaygılanılan bir şey vardır.
İNSANLARIN BİRBİRİNE BENZEYEN VE İSTENMEYEN KİŞİLERİ DÖNGÜ OLARAK HAYATINA ÇEKMESİNİN NEDENLERİ - 18/02/2022
İlişkilerde her zaman bir denge olmalı, bazen biri idare ederken bazen de diğeri idare etmelidir. Bir ilişkide sürekli aynı kişi alttan alıyorsa veya idare ediyorsa orada bir sorun var demektir.
İLİŞKİDE DEĞERSİZ HİSSETMEYE NEDEN OLAN DAVRANIŞLAR - 11/02/2022
Değersizlik duygusunu her insan hissedebilmektedir. Bunun cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum vs. gibi etkenleri bulunmamaktadır.
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR - 21/01/2022
Bilişsel çarpıtmalar, bireyin duygularını ve bununla bağlantılı fizyolojik ve davranışsal tepkilerini etkileyen, herhangi bir durum değil, o duruma ilişkin kişinin yaptığı yorumlardır.
EKONOMİK KRİZ VE İNSANLARA ETKİLERİ - 16/01/2022
Ekonomide yaşanan krizlerin toplumlar üzerindeki temel sosyoekonomik etkileri gelirin azalması, işsizlik ve bunların sonucu olarak yaşam standartlarının olumsuz yönde değişmesi,sosyal sınıflar arasındaki gelir eşitsizliğinin ve yoksulluğun artmasıdır
 Devamı